“Annem Bana Bakar” üzerine Çocukta kendine güvenin temelleri
Çocuk, ona bakan kiÅŸinin, her zaman onun ihtiyaçlarını karşılamak üzere yanında olduÄŸunu hissetmeli ve her zaman yanında olacağından da emin olmalıdır. İkisi birbirine adeta yapışık yaÅŸamalıdırlar. Erikson’un tanımladığı psikososyal geliÅŸmenin ilk aÅŸaması olan temel güven bu ÅŸekilde kazanılır. Böylece, geleceÄŸin, kendine olduÄŸu kadar, baÅŸkalarına da güvenen, mutlu ve iyimser kiÅŸisinin temeli atılır. Bu aÅŸamanın kazanılması yaÅŸamın ilk bir buçuk iki yılında olur. Bu dönem yeterince doyurulamazsa, özgüveni olmayan, kendinden emin olamayan, sürekli kuÅŸku duyan, mutsuz bir kiÅŸilik geliÅŸir.
Her an çocuÄŸunun yanında olması mümkün olmayan çalışan anneler için dikkat edilecek nokta, kendi yerlerini alacak kiÅŸinin seçiminde oldukça dikkatli davranmalarıdır. ÇocuÄŸa bakacak kiÅŸinin seçimine ‘Olmazsa bir baÅŸkası bulunur.’ zihniyeti ile yaklaşılmamalıdır. Anne yerine çocuÄŸa bakacak kiÅŸi her an çocuÄŸun isteklerini karşılıyorsa sorun kalmaz. Anneanne ve babaanneler saÄŸlıkları elverdiÄŸi ölçüde bu iÅŸ için yerleri doldurulmaz kiÅŸilerdir. Hatta çalışan anne tarafından çocuÄŸu şımartacak ÅŸekilde aşırı ilgi göstermekle suçlanırlar. Oysa özellikle bir bucuk yaşına kadar her ihtiyacının karşılanması çocuk için gereklidir. YaÅŸamın ilk bir buçuk iki yılında bir çocuÄŸun her istediÄŸinin yapılması onu şımartmaz. Tam aksine, yapılmaması onun ruh saÄŸlığını bozar. Kaldı ki bu dönemin iki büyük ihtiyacı vardır: aç, susuz ve uykusuz kalmamak, altı temiz olmak.
“Dokuz aylık kızım yanında ben olmadığım zaman bir türlü uyuyamıyordu. Hadi uyuttum diyelim. Gece boyunca evden ayılmama da izin vermiyordu. Arada bir uyanıp yine benim varlığımı hissetmek istiyordu. Uyandığında odasına girmem bile tekrar uykuya geçmesine yetiyordu. EÅŸimle birlikte dışarı çıkmışsak bakıcısı da, annem de çocuÄŸu bir turlu susturamadıklarını söylüyorlardı.
Sosyal hayatimiz sıfıra inmişti. Eve kapanmaya alışık olmayan eşim de sıkıntısını belli etmeye başlamıştı. Bu soruna bir çare bulmam lazımdı.
Aklıma cin gibi bir fikir geldi. Çocuk uyanmasa bile belli aralıklarla odasına gidip orada olduğumu ona hissettirecek zamanla bu aralan açacaktım. Böylece yokluğumda bile ona evde olduğum kanaatini uyandıracaktım.
Doktorumuz, bir buçuk yaşından önce böyle bir denemenin faydasız olacağını söyledi. Ve bırakıp gidersek zararı bile olabilirdi.
Doktorumuz haklı çıktı. Bir buçuk yaşından önce, çocuÄŸumu zedelememek koÅŸulu ile bu duruma bir çözüm yoktu. EÅŸim ve ben kabullendik. Kızımız bir buçuk yaşına geldiÄŸinde sorun kendiliÄŸinden ortadan kalktı.”
Çocuk temel güven ve obje devamlılığını kazanmak zorundadır. Öte yandan ailenin de kendine göre bir sosyal yaşamı vardır. Bunun ortak noktası bulunmalı, fakat öncelik yine de çocuk olmalıdır. Çünkü bu dönemdeki bir eksiklik ileriki dönemlere yansırsa bu ailenin sosyal yaşantısına ileride de engel olmaya devam eder. En iyisi tuğlayı zamanında ve doğru olarak yerine yerleştirmektir. Çünkü yıkıp daha düzgününü yapmak her zaman mümkün değildir.
Doç.Dr. Sabiha Paktuna Keskin
Pediatrist, Pediatrik Nörolog
Uluslararası Tıp
Çocuk Beyin Hastalıkları
2 Yorum so far»
ailedeki geçimsizlikten çocuğum çok etkileniyor .bunu da sosyal çevresine yansıtıyor .Bu sorunu nasıl çözerim?
ikiz annesiyim evde büyük sorumluluk bende babamız çok fazla ilgilenebiyor artık yorgunum nasıl davranacagımı bilmiyorum sınıfları ayrı sorunlar ögretmen kıskaçlığı kavgaları şunları yazarken bile hep kavga ediyorlar
Yorumlar RSS · TrackBack URI
Yorum yapın