diş gıcırdatma

Bruksizm, diş gıcırdatma genellikle uyku esnasında oluşan güçlü çene hareketlerinin neden olduğu çeneleri sıkma, dişleri gıcırdatma olayıdır. Toplumumuzda sık rastlanır.

Genellikle bu alışkanlığa sahip bireyler bundan habersizdir. Diş gıcırdatmanın sebepleri nelerdir? Bruksizmin diş gıcırdatması oluş nedenleri hakkında çeşitli görüşler vardır. Bazı araştırmacılar buruksizmin dişler arasındaki kapanış ilişkisinin bozulmasından kaynaklandığını, bazıları santral sinir sistemindeki bir hastalığın neden olduğunu bazı araştırmacılar da bu iki nedeni de kapsayan çok yönlü bir problem olduğunu ileri sürmektedirler.

Duygusal stresler Herkes stresin bruksizmin nedenleri arasında en önemli faktör olduğu konusunda fikir birliği içerisindedir. Vücudumuzda stres belirtilerini ilk olarak gördüğümüz yer ağız dokularıdır. Stres bruksizmin hem oluş nedeni hem de olayın şiddetini artıran en önemli faktör olarak belirlenmiştir.
Devamini Okuyunuz »

Yorumlar

İbrahim Saraçoğlu diş eti çekilmesi için kür – paradontoz kürü

Prof. Dr. İbrahim Adnan Saraçoğlu’dan diş eti çekilmesi sorunu olanlar için kür tarifi. Paradontoz diş etlerinin çekilmesi hastalığıdır. Eğer bu hastalık zamanında tedavis edilmezse diş eti çok fazla çekilir ve dişin düşmesine sebep olabilir.
Bitkisel tedavi konusunda uzman olan Prof. Dr. İbrahim Adnan Saraçoğlu diş eti çekilmesine karşı aşağıdaki kürü tavsiye ediyor.
Diş eti çekilmesi
Diş eti çekilmesi (paradontoz) için bitkisel kür tarifi

1,5-2 yemek kaşığı kır papatyasını 1 bardak kadar suda, kısık ateşte, 4-5 dakika kaynatın. Kür ılıdıktan sonra dişlerinizi bu bitki kürü ile fırçalayın. Bu işlemi, diş eti çekilmesi sorunu geçinceye kadar her gün düzenli olarak yapın.

Yukarıdaki kür ayrıca kanser hastası olan ve kemoterapi uygulanan kişilerin ağız içi yaraları için de oldukça etkilidir. Bu ağız içi yaraların tedavisi için yukarıdaki kür ile düzenli olarak gargara yapılmalıdır.

Yorumlar

Diş hassasiyeti canınızı sıkmasın

Oldukça rahatsız edici olan diş hassasiyeti sıcak yada soğuk bir şeyler içerken, tatlı yerken hatta soğuk havalar da ağzınızdan alınan nefes ile bile hissedilebilir.

Diş Hekimi Onur Öztürk diş hassasiyetinin dişin altındaki tabakasının zarar görmesi, dişi kaplayan diş eti çekilmesi gibi farklı sebeplerden meydana gelebileceğini belirtiyor ve bize bu nedenleri sırası ile açıklıyor;

Hassasiyete neden olan faktörler;

1. Asitli yiyecek ve içecekler; Asitli yiyecek ya da içeceklerin düzenli olarak tüketilmesi dişin minesini aşındırır ve dişlerde hassasiyet oluşmasına neden olur. Bu durumdan şikayetçi olmamak için asitli yiyecekleri sınırlı sayıda tüketmek gerekir.
2. Yaş; Dişlerde hissedilen hassasiyet genelde 25-30 yaşlarındaki kişilerde görülür.
3. Yanlış diş fırçası kullanımı; Diş ve diş eti yapıları kişiler arasında farklılık gösterir. Bu nedenle üreticiler birbirinden farklı diş fırçaları üretirler. Eğer hassas dişleriniz varsa ve sert diş fırçası kullanıyorsanız dişlerinize zarar verme olasılığınız çok yüksektir. Bu konuda diş hekiminizin tavsiyesine başvurun.
4. Çok sert diş fırçalamak; Yanlış diş fırçası kullanımının yanı sıra çok sert diş fırçalama da dişlere zarar verir. Bazı kişiler dişlerini daha sert bir şekilde fırçalayarak daha iyi temizlediklerini ya da dişlerinin daha beyaz olacağını zannederler. Oysa bu diş ve diş etlerine zarar vermekten başka bir işe yaramaz.
5. Diş gıcırdatma ve sıkma; Dişlerini sıkan ya da gıcırdatan kişilerde diş hassasiyetinin görülmesi çok yaygın bir durumdur.
6. Diş eti hastalığı; Diş eti hastalığı olan bireylerde de genelde diş hassasiyeti görülür. Bunun nedeni diş köklerinin diş eti çekilmesi sebebiyle korumasız kalmasıdır.

Sizin yapabilecekleriniz;
1. Dişlerinizi sizin için uygun olan diş fırçası ile nazikçe fırçalayın.
2. Tükettiğiniz gıdalara biraz daha dikkat edin. Asitli yiyecek ve içecekleri daha az tercih edin ya da pipetle içmeyi tercih edin.
3. Diş gıcırdatmanız varsa tedavi olun. Eğer uyurken diş gıcırdattığınızı çevrenizdekiler fark edip sizi uyarıyorlarsa en kısa zamanda diş hekiminizden randevu alın. Bu durumda diş hekiminiz size uygun koruyucu bir gece plağı yapar ve bunu yatarken kullanmanızı ister. Böylece uykunuzda yapacağınız sıkma veya gıcırdatma ile dişlerinize zarar vermemiş olursunuz
4. Diş hassasiyetine karşı üretilen diş macunlarını tercih edin.

Aldığınız önlemlere rağmen dişinizde belirgin bir hassasiyet varsa diş hekiminizi ziyaret edin ve bunu onunla paylaşın. Bu durumun arkasında çürük v.b bir sebep olabilir. En iyi tedavi seçeneğini muayene yaptıktan sonra diş hekiminiz uygulayacaktır.

Yorumlar

Diş iltihaplanmaları erkeklerin cinsel performansını düşürüyor

Diş iltihabı problemi tüm erkeklerin cinsel hayatını olumsuz etkileyen hastalıkların başında geliyor. Uzmanlar, kalp sorunlarına ve kasık problemlerine neden olması nedeniyle diş iltihaplanmalarının erkeklerde cinsel problemlere neden olduğunu belirtiyor.

Diş, ağız, sindirim ve solunum yollarının başlangıcı olması nedeniyle genel vücut sağlığı açısından önem taşıyor. Diş enfeksiyonu kalp kapakçığında problemlere yol açıyor, böbrekleri etkiliyor, gözde körlüğe kadar birçok hastalığa sebep oluyor. Diş çürükleri ve iltihabı sadece dişleri değil vücudun bütün organlarını tehdit ediyor.

Çene gelişimini engelliyor

Bazı diş enfeksiyonları, kalp ve akciğer boşluğuna kadar yayılarak hayatı tehdit edici boyutlara ulaşabiliyor. Çürüyen dişlerin düşmesi veya çekilmesi çene gelişimini de etkiliyor.

Kalp sorunlarına neden oluyor

Diş ve dişeti iltihabının tetiklediği ve iltihabın neden olduğu rahatsızlıklar vücudun direncini düşürüyor. Özellikle erkeklerde damar sertliğine, kalp rahatsızlığına, kasıklarda problemlere yol açabiliyor. Bu durumda cinsel hayatı dahi etkiliyor. Yataktaki performanslarını düşürüyor.

Diş korkusunu yenmek gerek

Genelde dişçi koltuğundan korkulur ve diş ile ilgili sorunlar ertelenir. Uzmanlar, “Diş korkusunu 7’den 70’e herkes yaşar. Teknolojinin ve tıp dünyasındaki gelişmeler sayesinde bu korkuya yer yok. Bilinçli sedasyon adı altında uygulanan yöntem sayesinde her türlü diş müdahalesini kolaylıkla atlatabilirsisiniz.” diyor.

Yorumlar

Dişleri düzenli olarak fırçalamamak, kalp krizi riskini artırıyor

Yapılan yeni araştırmalara göre dişlerin düzenli olarak fırçalanmaması, kalp krizi riskini yarı yarıya artırıyor.

Yapılan araştırmalara göre ağızda bulunan iki bakteri, kalp krizi için büyük bir etken. Bakterilerden biri kalp krizini % 50 artırırken diğeri % 35 artırıyor. Diş eti çekilmesine neden olan ihtihaplanmanın, damarları etkileyebileceği ve kolestrole de neden olaabileceği gözlemlendi. Buffalo Üniversitesi tarafından yürütülen çalışmaya, ölümcül olmayan kalp krizi hastalığı bulunan 386 insan katıldı ve 840 sağlıklı insanla karşılaştırma yapıldı.

Ağızda bulunan bakterinin, kalp krizi ile, yüksek tansiyon, kolestrol, şeker hastalığı, aşırı kilo ve sigaradan daha fazla ilgili olduğu gözlemlendi. Tannerella’yı bünyesinde barındıran kişiler, kalp krizi geçiren kişilerin grubunda % 53 gibi bir çoğunluk oluşturdu. Prevotella ise kontrol grubundaki insanların % 35’inde gözlemlendi.

Bu çalışma, ağız sağlığının, vücudun geri kalanı üzerinde çok ciddi bir etkisi olduğunu gösteriyor. Diş eti çekilmesinin potansiyel risklerini engelleyen basit önlemler hakkında farkındalığın artması gerekiyor. Ağızımızda 700 civarında farklı bakteri var ve bu bakteriler, şeker hastalığı ve hamilelik problemlerinin yanısıra kalp krizi ile de ilişkili, bu nedenle ağız temizliğine çok önem verilmeli.

İyi bir ağız sağlığı için dişler, günde iki kere florid içeren diş macunları ile fırçalanmalı, alınan şekerli içecek ve yiyeceklere dikkat edilmeli, diş hekimi düzenli ziyaret edilmelidir. Dişlerin arasının temizlenmesi de çok önemlidir ve günde bir kere diş ipi veya diş arasını da temizleyen fırçalar ile temizlik yapılmalıdır

Yorumlar

Misvak kullanmanın diş sağlığı üzerine etkileri

Misvak kullanmanın diş sağlığı üzerine etkileri

Peygamber Efendimiz (sav), ağız temizliğine ve diş bakımına da çok önem vermişlerdir. Bunun için misvakla dişlerini fırçalamışlar, ümmetine bu konuda tavsiyelerde bulunmuşlardır.
Misvak sıcak bölgelerde yetişen “erak” ağacının kökleridir. Lifli bir yapısı vardır. Biraz ıslatılıp ezilince fırçamsı bir hal alır. Hem mekanik hem de kimyevî olarak pek çok faydaları vardır. Bunları Hadisi Şerifler ve bizzat Rasulûllah`ın uygulamaları ışığında madde madde açıklamaya çalışalım.

1. Misvak, ağız için temizlik, Allahu Teala`nın rızasına sebep ve gözlere de ciladır, (1)
2. Misvak ağız için temizliktir ve Aziz ve Celil olan Allah`ın rızasına sebeptir. (2)
3. Misvakta on hassa vardır: Ağzı tatyib eder, diş etlerim güçlendirir, göze cila verir, balgamı giderir, dişin çürümesini önler, sünnete uygun olur, melaikeyi sevindirir, Rabbi razı eder, hasenatı artırır, mideye sıhhat verir. (3)
4. Misvak kullanın. Zira misvak ağzı temizler ve Rabbin rızasını kazandırır. (4) Bu hadis-i şeriflerde misvakın faydaları zikrediliyor. Misvak kullanmak, ağız için temizlik ve hoşluk sebebidir. Fırçalanmayan dişler sararır, aralarında ve diplerinde gıda artıkları birikir. Bunlar ağız kokusuna ve diş çürümelerine sebep olurlar. Diş etlerinde iltihaplanmalar olur. Misvak kullanmakla dişlerin çürümesi ve diş etlerinin iltihaplanması önlenir. Misvakın gözlere canlılık vermesi ve balgam söktürücü etkisi kimyasal özellikleriyle ilgilidir.
Allah-u Teala güze! olan şeyleri, temiz olan şeyleri; peygamberinin tavsiyelerine uyulmasını sevdiği için, misvak kullanılmasından hoşnut olur. Melekler de temiz olan şeyleri severler ve kötü kokulardan rahatsız olurlar. Onun için on!ar da sevinirler.
5. Misvak, erkeğin fesahatini artırır. (5) Fesahat, güzel konuşmak demektir. Sesin oluşumunda dişlerin de fonksiyonu olduğu için, temiz ve bakımlı dişlerin sesin güzelleşmesine katkıda bulunacağına işaret ediliyor.
6. Niçin sararmış dişleriniz ile huzuruma giriyorsunuz? Misvak kullanınız! (6) Bu hadis-i şerifte ağız ve diş bakımı yapmayanlara bir azarlama var. Kendilerine zarar verdikleri gibi, çevredeki kimseleri de kötü görünüşleri ve ağız kokularıyla rahatsız edeceklerine işaret ediliyor.
7. Şu dört şey peygamberlerin sünnetlerindendir: Sünnet olmak, koku sürünmek, misvak kullanmak, evlenmek. (7) Peygamberler insanlığın rehberleridir. Peygamber (sav) Efendimizden önceki peygamberlerin de ağız ve diş bakımına önem verdikleri, misvak kullandıkları ifade ediliyor.
8. Misvak ve cuma guslü her Müslüman için gereklidir. (8)

Buraya kadar misvakın lüzumu ifade edildikten sonra, bundan sonraki hadis-i şeriflerde Rasulûllahın uygulaması anlatılıyor:

1. Misvak kullanmadan uyumazlardı. (9)
2. Uyudukları zaman misvak başuçlarında bulunurdu. Uyandıkları zaman da ilk önce misvak kullanırlardı. (10)
3. Misvakı enlemesine kullanır, suyu emerek (süzerek) içerlerdi. Üç defa nefes alır ve derlerdi ki:
Bu türlü içmek daha iyi, hazmı daha kolay ve sıhhate daha uygundur. (11)
4. Aişe (Ra) şöyle demiştir: “Peygamber (sav) evine girdiği zaman ilk yaptığı iş, misvak ile dişlerini temizlemek olurdu” (12)
5. Ebu Musa (ra) şöyle dedi “Ben Peygamber`in huzuruna girdim, misvağın bir ucu dilinin üzerinde bulunuyordu.” (13)
6. Rasulullah (sav) hiçbir namaza misvak kullanmadan çıkmazdı. (14)
7. Rasulullah (sav) geceleyin teheccüd namazı kılmak için kalktığı zaman ağzını (dişlerini) misvak ile ovalardı. (15)
8. Rasulullah (sav) geceleri iki rekatta bir selam vererek teheccüd namazı kılar ve her selam verişinde misvak kullanırdı. (16)
9. Abdullah ibni Abbas (ra), şöyle anlatmıştır: Bir gece Peygamber (sav) `in yanında kaldım. Peygamber gecenin sonuna doğru kalkıp dışarı çıktı, semaya baktı, sonra Al-i İmran süresinin şu ayetlerini okudu:
“Hakikat, göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbirleri ardınca gelişinde temiz akıl sahipleri için ibret verici deliller vardır. Onlar ayakta iken, oturur iken, yanları üstünde yatar iken hep Allah`ı hatırlayıp anarlar ve göklerin, yerin yaratılışı hakkında inceden inceye düşünürler. Şöyle derler: Ey Rabbimiz, sen bunları boşuna yaratmadın. Sen pak ve münezzehsin. Bizi ateşin azabından koru.”
Sonra eve döndü, misvaklandı ve abdest aldı. Sonra kalkıp namaz kıldı, sonra yattı. Sonra kalkıp tekrar dışarı çıktı ve semaya nazar etti. Yine bu ayetleri okudu. Sonra döndü, tekrar misvaklandı ve abdest aldı. Sonra kalkıp namaz kıldı. (17)

Resulullah (sav) Efendimizin misvakla ilgili emir ve tavsiyeleri şöyle:

1. Ümmetimi meşakkate düşürmüyor olsaydım, onlara her namazın önünde misvakı emrederdim. (18)
2. Ümmetime zorluk vermemiş olsaydım, her abdestte misvak kullanmalarım emrederdim. (19)
3. Oruç tuttuğunuzda sabahleyin misvak kullanın, lakin akşama doğru kullanmayın. Akşam üzeri iki dudağı kurumuş oruçlu bir kimse için misvak uygun olmaz. Zira o kurumuş dudaklar kıyamet gününde gözü önünde bir nur olacaktır. (20)
4. Sizin ağızlarınız Kur`an için yollardır. Onları misvakla temizleyin. (21)
5. Misvak kullanınız. Zira misvak ağzı temizleyen ve Rabbi razı eden bir alettir. Cebrail her gelişinde bana misvak kullanmayı tavsiye etti. Öyle ki, bana ve ümmetime farz kılacağından korktum. Ümmetime zorluk vereceğinden korkmamış olsaydım misvak kullanmalarını emrederdim. Ben o kadar çok misvak kullanırdım ki, dudaklarıma iz yapmasından ve dişlerimin aşınacağından korkardım. (22)
6. Bana misvak kullanmak o derece emredildi ki, bu konuda bana bir vahiy gönderileceğini sandım.(23)
7. Ben, misvak kullanmakla o derece emredildim ki, üzerime farz kılınacağının sandım. (24)
8. Cebrail misvak kullanmayı bana o kadar tavsiye etti ki, azı dişlerimden endişe ettim. (25)
9. Misvak kullanarak kılınan namazın fazileti, misvak kullanmadan kılınan namazdan yetmiş kat fazladır. (26)
10. Misvak olmadığında, parmak misvak yerine geçer. (27)
Hadis-i şeriflerde ağzın her zaman temiz tutulması gerektiğinianlıyoruz. Misvak olmadığı zaman başka bir şeyle de bu temizliğin yapılabileceği ifade ediliyor. İmkanların ve araçların çok fazlalaştığı günümüzde bile toplumlar ağız ve diş sağlığına gereken önemi vermiyorlar. Resulullah (sav) Efendimizin uygulamalarının ve tavsiyelerinin ne kadar güzel ve her zaman geçerli olduğunu görüyoruz.
- Panzehir dergisinden -

Kaynak: www.saglikvakfi.org.tr

Yorumlar

Estetik Dis Hakkinda Bilgiler

Estetik Diş Nasıldır, Diş Estetiği Hakkında Bilgiler

Şöyle gözlerinizi kapatıp, çok sevdiğiniz film yıldızlarının dişsiz halini bir düşünün. Hatta sadece 2 tane ön diş olma­dan düşünün. Korkunç değil mi? Tüm yüz güzelliklerine rağmen bütün büyüleri iki tane ön dişle kaybolup gider. İnsanlarla karşılaştığımızda ilk önce gözlerine sonra dişle­rine baktığımızı ve uzun süre dişlerde kaldığımızı biliyor muydunuz?

Dişlerin boyu, biçimi, rengi, yüzeyin pürüzsüzlüğü, di­ğer dişlere göre oranı, önde ya da arkada oluşu, dişetinin boyu, ne kadar göründüğü, dudakların yapısı, gülme ve konuşma anında aldığı şekil, dişlerin ortasından geçen hat­tın yeri estetiği belirleyen faktörlerdir.

Sanat ve matematikte karşımıza çıkan altın oran kavra­mı dişlerimizin estetiğinde de vardır. Dişlerin orantılı bir şekilde dizilimi ve görüntüsü estetik bir gülüş için gereklidir. İdeal orana göre önden bakıldığında her diş bir önceki dişin yüzde 60′ı kadar görünmelidir. Bu orana göre yan di­şin önündeki dişe oranı 0.618/1 olmalıdır. Diş hekimleri de protez yaparken ağız yapısı, çene ve dişler altın orana izin veriyorsa protezi bu sınırlar içinde tutmaya çalışır. Yüzü­nüzde ve çenenizde bu oran yoksa dişlerde de bu oranı tut­turmak zordur. Hekiminizi altın oran diye sıkıştırmayın.

Elinize pergel, cetvel alıp altın oram tutturamadım di­ye üzülmeyin. Sıcak, sağlıklı, çürüksüz, lekesiz dişlerle de harika gülüşleriniz olabilir.

Estetik sorunu diş hekimlerinin de en çok üzerinde durduğu konulardan biridir. Birçok insan estetiklerine sağ­lıklarından daha düşkündür. Görünmeyen bölgelerdeki çü­rük ya da diş kayıplarıyla on yıllarca yaşayabilirken görü­nen bölgedeki sorunlara tahammül edemezler.

İmajın ve vücut dilinin insanlar arası ilişkilerde önemli bir yer tuttuğu günümüzde, estetikten uzak eksik, çürüklü, sararmış, siyah ya da kahverengi lekelerle bezeli dişler karşınızdaki insanlara ne iyi görüntü ne de kendime say­gım ve güvenim sonsuz gibi mesajlar verebilirsiniz. Yani prezantabl görünmeniz imkansızdır.

Bazı insanlar dişlerindeki estetik sorunlarını kaderleri gibi kabul eder ve çözümsüz sanarak tek çareyi gülerken, konuşurken ağızlarını kapatmakta bulurlar. Günümüz diş hekimliğinde neredeyse çözülemeyecek estetik sorun kal­mamıştır.

Sararmış, kararmış, yeşermiş lekeli dişler: Çözümü çok kolay bir sorundur. Hemen bir diş hekimine gidip diş­lerinizi temizlettirir, özel fırçalarla parlattırır ve düzenli diş fırçalamaya geçerek tekrar kirlenip lekelenmesine izin vermezseniz bu sorun kolayca ortadan kalkar. Lekeler çay, kahve, sigara yüzünden değil, yapılarından dolayı hoş olmayan bir renkte ise beyazlatma uygulatarak pırıl pırıl gü­lüşlere sahip olabilirsiniz.
Çarpık, üstten, alttan, yandan çıkmış yamuk yumuk dişler: Bu durumdaki en iyi ve sağlıklı çözüm ortodontik tedavi için bir ortodontise gitmektir. Sorun çene kemiklerinizde değil de sadece dişlerinizle ilgiliyse yaşınızın bir önemi yoktur. Günümüzde kullanılan şeffaf bant ve teller­le tedavi süresince de estetik sorunlar düşündüğünüzden daha katlanılabilirdir. Biraz maliyetli ve vakit alan bir te­davi yöntemi olsa da sonuçlan her şeye değer. İkinci bir çözüm şekli de protezdir. Bu durumda sağlıklı dişleriniz kesilip biçilir, ilk tercih daima ortodontik tedavi olmalıdır.

Eksik, çürük, kırık dişler: Çözüm yine çok basittir. Rengini kendi dişinizden ayıramayacağınız bir dolgu ile kırık ve çürük diş sorununuz tarihe gömülebilir. Eksik diş­ler ise köprü ya da implant yapılarak çözülür.

Aralıklı dişler: Ortodonti ile tedavisi yapılamıyorsa ya da sadece öndeki iki dişi ilgilendiriyorsa lamineyt porselen­lerle harika sonuçlar alınır. Dişler klasik köprülerde olduğu gibi fazla kesilmez. Sadece dişin yüzeyinden çok az bir mi­ne tabakası aşındırılır. Takma tırnaklar gibi özel porselen­lerle dişin kaplaması hazırlanır ve diş üstüne yapıştırılır.

Çenelerle ilgili sorunlar: Çeneleriniz ilerde, geride, büyük ya da çok küçük olabilir. Eğer ergenlik çağını geçmemişseniz bir ortodontiste giderek bir an önce tedavinize başlayın. Bunun için çok geç kalmışsanız bir estetik cerra­ha başvurmalısınız.
Dişeti sorunları (şiş, çekilmiş ya da sarkmış vb. ise): Dişeti hastalığının erken safhalarına bağlı bir sorunsa kü­çük bir bisturi ve dişeti tedavisi ile pembe normal sınırlar içinde bir dişetine sahip olmanız 10 gün içinde gerçekleşir. Sorun daha ileri safhalarda ise çok çekilmiş ve diş kökleri açığa çıkmışsa bir periodontologa (dişeti hastalıklarında uzmanlaşmış diş hekimi) giderek gerekirse ameliyatla dişetinin eski konumuna gelmesi sağlanabilir. Ayrıca dişeti düzeldikten sonra protezle de dişlere son şekil verilir.

Özetlersek gerekli vakti ve parayı ayırabildiğiniz süre­ce harika gülüşler sizinle olur.

Yorumlar
Sayfa 1 / 9123456789»