Spiral güvenilir mi

Doğum kontrol yönetemleri içinde en güvenilir ve sağlıklı olanı hangisi?Spiral olarak bilinen rahim içi araçlar yüzde 98 oranında, altı yıl boyunca gebelikten koruyor. Ancak bu yöntem olası bir enfeksiyon riskine karşı daha önce bebek sahibi olmayan kadınlarda ilk tercih değil. Rahimde şekil bozukluğu olanlara ve daha önce dış gebelik geçirenlere de spiral önerilmiyor. Memorial Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü Başkanı Dr. Cihangir Yılanlıoğlu anlattı.

Rahim içi araç nedir?
Rahim içi araçlar, gebelikten korunma amacıyla rahim içine yerleştirilen bakır veya doğal kadınlık hormonları içeren araçlardır. Halk arasında spiral adıyla bilinirler. Son yıllarda etkin ve yan etkisi son derece az olduğu için bakırlı spiraller yaygın biçimde kullanılıyor. Bakırlı spiraller yaklaşık 1.5 santim boyutunda, T şeklindedir. Aletin gövde kısmına ince bir bakır tel sarılıdır.

Nasıl takılır?
Önce hastayı muayene ederiz ve kanser taraması için smear testi yaparız. Test sonuçları olumluysa ve rahimde şekil bozukluğu, enfeksiyon gibi sorunlar yoksa adet kanamasının son günlerinde işlemi gerçekleştiririz. İşlemin adet döneminde yapılmasının çeşitli sebepleri var. Öncelikle kadının hamile olmadığından emin oluruz. İkincisi, rahim kanalı daha gevşemiştir, bu da spiralin daha rahat takılmasını mümkün kılar.
spiral-ria1

İşlem sırasında ağrı olur mu?
Spiral 2- 3 milimetre kalınlığındadır, geçerken kasıklarda biraz ağrı yapılabilir. Ama ağrı hastanın uyutulmasını gerektirecek bir ağrı değil.

Gebelikten nasıl koruyor?
Spiral spermleri etkisiz hale getiriyor. Doğum kontrol hapları gibi yumurtlamayı engellemiyor. Spiral kullananlarda yumurta gene çatlıyor, tüp tarafından tutuluyor, hatta sperm yumurtayı dölleyebiliyor. Ama embriyo oluşsa bile rahim içine yerleşmiyor. Bu arada hastanın bu süreçlerden haberi olmuyor çünkü gebelik gerçekleşmiyor.

Koruyucu özelliği hemen başlıyor mu?
Evet. Yüzde 98 başarılı bir yöntem. Dört -altı yıl arası koruma sağlıyor. Hormonlu spirallerin koruyuculuk süresi ise üç yıl.

Kimler için uygun değil?
Hiç doğum yapmamış olanlarda ilk elde tavsiye etmiyoruz. Çünkü enfeksiyon riski var. Bu arada doğum yapmayanların rahmi de daha küçük olduğu için spiralin takılması ve içeride tutulması biraz daha problemli. Doğum yapmış bir rahim spirali daha çabuk kabul eder.

Diğer yöntemlerle kıyaslandığında avantajları neler?
Rahatlığı en önemli avantajı. Haplardaki gibi her akşam alınma, unutma derdi yok. Bir kere takılıyor ve yıllarca koruyor. İkincisi hormonlarınızla oynamaz, kilo alma gibi sorunlara yol açmaz.
Devamini Okuyunuz »

Yorumlar

Frengi

Cinsel yolla bulaşan hastalıklar (CYBH) çok çeşitli belirtiler verebilirler. Bu belirtiler arasında en önemlileri kadınlarda vajinal akıntı, kasık ağrısı, dış genital bölgede tek veya çok sayıda ağrılı veya ağrısız lezyonlar, kasık lenf bezlerinde şişme sayılabilir. Erkeklerde de yine penis ucundan akıntı ve yukarıda sayılan diğer belirtiler gözlenebilir.

CYBH grubunda yer alan frengi, bu grup hastalıklar arasında erken dönemde baÅŸvurulduÄŸunda nispeten kolay tedavi edilebilen bir hastalıktır. Aksine, ilk belirtiler göz ardı edildiÄŸinde hastalık organ hasarına ve böylece kalıcı bazı hastalıklara neden olabilmektedir. Bu nedenle herkesin frenginin ve elbette diÄŸer CYBH’lerin belirtileri hakkında duyarlı olması önemlidir.

Frengiye neden olan bakteri (treponema pallidum) hastalığı taşıyan biriyle temastan yaklaşık 3 hafta sonra, bakterinin girdiÄŸi bölgede mercimek büyüklüğünde kırmızı, aÄŸrısız bir kabarıklık oluÅŸturur. Daha sonra bu kabarıklık derinleÅŸerek frengi ülseri adı verilen “yara” ÅŸeklindeki aÄŸrısız lezyonu meydana getirir. Bu ülser 4-6 hafta içinde iz bırakmadan iyileÅŸir. Bu ilk belirti belli bir süre sonra kendiliÄŸinden ortadan kalktığından bazı hastalar bunu hatalı bir ÅŸekilde iyileÅŸmiÅŸ olma yönünde deÄŸerlendirirler. Halbuki bakteri vücuttadır ve çoÄŸalmaya devam etmektedir. Frenginin belki de en kolay tanınabilen bu belirtisi, hastalığın en kolay tedavi edildiÄŸi baÅŸlangıç döneminde meydana gelen ve asla ihmal edilmemesi gereken bir belirtidir.

Genital bölgede yara yalnızca frengiye bağlı değil, diğer bazı cinsel yolla bulaşan hastalıklara bağlı da oluşabilir. Bu nedenle genital bölgede ister ufak, ister büyük, ister ağrılı, ister ağrısız, ister iyileşen, isterse devam eden her türlü lezyon doktor tarafından değerlendirilmelidir.
Frengi
Kadınlar böyle durumlarda öncelikle kadın-doğum uzmanına, erkekler ise üroloji (bevliye) uzmanına başvurmalıdırlar. Kesin tanı ve tedavi bu branş doktorlarının ilk incelemesi sonucu hastayı gerekli durumlarda cildiye uzmanına göndermesiyle gerçekleşir.

Yorumlar

Hastalıklardan Korunma

Cinsel yolla bulaşan hastalıklar (CYBH), özellikle nüfusu kalabalık olan şehirlerde daha önemli bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Çok çeşitli şehirlerden ve hatta ülkelerden, çeşitli kültürlerden gelen insanların fazlaca yaşadığı yerlerde elbette kaçınılmaz olarak bu tür hastalıklar daha fazla görülür.
Hastalıklardan Korunma
Korunma yollarına girmeden önce bu hastalıkların çok kısa bir özetini yapmakta fayda var:

CYBH baÅŸlığı altında toplanan hastalıklar hayatı tehdit eden hastalıklar olabileceÄŸi gibi (AIDS ve Hepatit B gibi); hayati tehlikesi olmayan ancak kalıcı hasarlar bırakabilen hastalıklar (erkekte ve kadında kısırlığa neden olan enfeksiyonlar, Devamini Okuyunuz »

Yorumlar

Cinsel Takıntılar

Cinsel takıntılar da dayanılmazı zor olan, büyük utanç ve acı veren takıntılar arasındadır. Bazı kişilerin aklına hiç istemedikleri zamanda hiç istemedikleri kişilerle ilgili cinsel düşüncüler, erotik görüntüler gelir.
Zaman zaman hastalarımız yüzleri perperişan, gözyaşlarına boğulmuş halde odamıza girerler ve sesleri boğularak, tıkanarak, utanarak anlatırlar: ‘Kızlarıma tecavüz etmekten korkuyorum. Anneme cinsel arzu duyuyormuş gibi bir hisse kapılıyorum. Üç yaşındaki yeğenimi öptükten sonra penisimin sertleşip sertleşmediğini kontrol ediyorum.’ Bu kişiler ya kızlarının saçlarını bile okşamaz olur, annelerine yaptıkları ziyaretleri bayramdan bayrama seyrekliğine indirirler, veya gerçekten sapık olup olmadıklarını kontrol maksadıyla olur olmaz yerde olur olmaz şekilde yakınlarına dokunup onları sinir ederler.

Dindar insanları cinsel takıntılar gelir, ibadet sırasında bulur hep. Tekbir alıp namaza durduklarında gözlerinin önüne sevişen kadınlar ve erkekler gelir. Kitabın ilk bölümünde bahsi geçen Mehmet takıntılarından kurtulmak için hacca gitmiş, ‘Kabe’nin duvarlarında adeta seks filmi oynuyor,’ demişti. Hıristiyan kadınların kendilerini Hazret-i İsa ile cinsel ilişkide gördüklerine zaman zaman rastlanır.

İnsanların cinsel organlarına bakma takıntılarına da çokça şahit oluruz. Kadınların cinsel organlarına bakma dürtüsü duyan erkekler, gözleri erkeklerin kasıklarına kayacakmış korkusu yaşayan kadınlar sık sık bize başvururlar. Bu kişiler erkekse kadınları rahatsız etmekten, kadınsa ‘hafifmeşrep’ damgası yemekten büyük korku duyarlar.

Halbuki daha önce de belirttiğimiz gibi, obsesifler ahlaki kurallara katı biçimde bağlı insanlardır. Kendilerine büyük haksızlık eder, ‘sapık’ olduklarının anlaşılacağı endişesiyle izole bir hayat yaşamaya başlarlar. Bir bayan hastamız ‘Erkeklere bakar, onlara gülümserim, orospu zannederler, rezil olurum’ takıntısı yüzünden kendisini eve hapsetmiş, on adım ötedeki bakkala bile gidemiyordu. Ailenin gazeteden deterjana kadar bütün ihtiyaçlarını kocası satın alıyordu. Çocuklarının veli toplantısına kocası katılıyordu. Nemelazım erkek öğretmenlere, erkek velilere kaş göz edebilirdi. Acilen diyelim bir kibrit lazım olduğunda, kocası da evde yoksa, evinin hemen önüne park ettiği arabasına atlıyor, uzak bir semtten kibriti alıp dönüyordu. Uzak semtlerde daha rahattı, çünkü erkeklere baksa bile oralarda tanınmıyordu. Hatta sonunda oturduğu mahalleden taşınmıştı.

Eşcinsellik takıntıları da pek çok ‘normal’ erkeğin hayatını mahveden takıntılardır. ‘Ben eşcinsel miyim?’ sorusu zihinlerini kavurur. Ömürleri boyunca hiçbir erkeğe ilgi duymamışlar, sadece ve sadece kadınları hayal etmekten, kadınlarla beraber olmaktan zevk almışlardır. Ancak erkeklerle sevişirken görürler kendilerini. Yakın arkadaşlarıyla, amca çocuklarıyla, tanımadıkları erkeklerle homoseksüel ilişki halindeki pozları gözlerinin önünden gitmez. Erkek soyunma odası türü yerlerde dehşete kapılırlar. Eşcinsel görünce yılan görmüş gibi paniğe kapılan, eşcinsel görmemek için yıllardır Beyoğlu’na ayak basmamış hastalarımız vardır.

Yorumlar

Cinsel İlişki Acı Verirse

Bu tip rahatsızlıklar çok yaygın görülür, ancak dereceleri ve nedenleri çok değişkendir. Basit batmalardan çok şiddetli acılara kadar, jenital rahatsızlıklar çok geniş bir yelpaze üzerinde dağılır. Acılar hafif, dayanılır oldukları zaman kadınların büyük çoğunluğu doktora başvurmaya gerek görmüyor ve bunların normal ve geçici olduğunu düşünüyorlar. Kadınlar ancak acıların şiddeti artığı zaman doktora gidiyor. Fakat bu tip rahatsızlıklarda en ufak bir belirti bile gözardı edilmemeli. Bugün çok küçük bir sorun gibi görünen şikayetler, yarın kısırlığa bile varan ciddi problemlerin başlangıcı olabilir.

Eğer cinsel ilişki sırasında acı duyuyorsanız, sizin anlattıklarınız teşhis koymada yol gösterecektir. Bunun için doktorunuza yaşınızı, cinsel yaşamınızı, daha önce geçirmiş olduğunuz enfeksiyon ya da alerji gibi rahatsızlıkları, kullandığınız doğum kontrol yöntemlerini, acıların türü ve nerede olduğu konularında bilgi vermeniz gerekir. Kesin tanının konulabilmesi için, bütün bu bilgilerin doğru verilmesi gerekir.

Acının hangi bölgede hissedildiği önemli
Genital ağrıların yeri tanı için büyük önem taşır. Genel olarak acıların bölgeleri ikiye ayrılır: Yüzeydeki ve derindeki acılar.

Yüzeydeki acılar: Vajina girişinde meydana gelen acılar için yüzeysel acılar terimi kullanılır. Bu tip acıların genel belirtileri kaşıntı, yanma hissi, tahriş ve akıntılardır. Bu belirtiler akla ilk olarak enfeksiyon, mantar ya da alerjik bir sorunu getirir. Daha önce yaşanmış olan bir mantar sorunu da, mukozada küçük izler bırakmışsa, ilişki sırasında acı hissedilmesine yol açabilir.

Derindeki acılar: İlişki sırasında vajinanın girişinde değil, daha derininde hissedilen, hatta karın bölgesine bile vurabilen ağrı ve acılardır. Bunlar endometrite, salpingite ya da yumurtalıkları ilgilendiren belirtiler olabilir.

Ayrıntılı bir muayene şart

Hastanın anlattıkları doğrultusunda jinekolog, vajinanın durumunu, bir kızarıklık olup olmadığını, enfeksiyon ve enfeksiyon türü rahatsızlıkların belirtilerini, herhangi bir tahriş ya da yırtılma olup olmadığını kontrol eder. Ayrıca el muyanesi yardımıyla acının yerini de tespit etmeye çalışır. Eğer jinekolog gerek görürse, çeşitli labaratuvar tetkiklerinin yapılmasını da isteyebilir.

Mukoza kuruluğu vajinal acıda büyük rol oynar
Cinsel ilişki sırasında kadınların yaşadığı acıların öncelikli nedeni, mukozanın yeterince kaygan olmamasıdır. Bunun birçok sebebi vardır: Yorgunluk, stres, partnerle uyumsuzluk, doğumkontrol hapı ya da diğer ilaçların mukozayı yıpratması, hormon salgılanmasında azalma, menopoz gibi nedenler vajinada kuruluk meydana getirir ve bu da cinsel birleşmeyi zorlaştırır. Böyle durumlar da acı hissedilmesine yol açabilir.

Psikoloji çok önemli

Tıbbi olarak açıklanamayan sorunların kökeninde genellikle psikolojik problemler yatar. Aşk ve cinsel istek olmasına rağmen ilişki sırasında kasılmaların ya da acıların yaşanmasının altında, çocukluk ya da gençlik döneminde cinsellikle ilgili kötü anıların varlığı aranır. Veya yetiştirilme tarzının getirdiği etkiler kadının beyin olarak cinselliğe hazırlanamamasına yol açabilir ve bu da ilişkileri zor ve acılı kılabilir.

Uygun bir tedavi

Vajinal kuruluk durumunda kayganlaştırıcı bir krem kullanılarak cinsel ilişki kolaylaştırılabilir. Menopoz dönemindeki kadınlarda bu kremlerin yanısıra, hormon tedavisinin uygulanması da önemlidir. Bu tedavi sayesinde menopozun diğer yan etkileri de ortadan kaldırılır ve kadın psikolojik olarak da rahatlar.
Enfeksiyonlar söz konusu olduğunda, ağızdan alınacak ya da lokal antibiyotik tedavisiyle enfeksiyon dindirilir.

Doğum sonrası cinsel ilişki acıların dindirilmesinin en iyi ilacı sabır ve zamandır.
Jinekolojik rahatsızlıklarda tedaviler farklılaşır. Endometriyozis durumunda kuvvetli projestatiflerin alınması gerekir. Bazen cerrahi müdahale de söz konusu olabilir. Kistlerin %90 ı kendiliğinden geçerken, kalanı için uygun tedaviler yapılır.

Ağrı ve acıların nedeni psikolojikse, en iyi ilaç hastanın kendisidir. Böyle durumlarda hastanın önce kendi beyninde sorunu kabul edip, bunu partneriyle konuşması gerekir. Partnerinin ona yardımcı olması, kendisini güvende ve rahat hissetmesini sağlar.

Yorumlar

KADIN EŞCİNSELLİĞİ

GeliÅŸmiÅŸ ülkeler baÅŸta olmak üzere giderek artan sayıda ülkede eÅŸcinsel bireylerin aile kurmalarına izin verilmektedir. Hatta donör inseminasyonu (donör inseminasyonu, sperm bankasından alınan spermlerle suni döllenme yoluyla gebelik oluÅŸturulması iÅŸlemidir, Türkiye’de uygulanmamaktadır) yoluyla iki kadından oluÅŸan bir aile, çocuk sahibi bile olmaktadır.
kadin
Bilim de homoseksüellik konusunda ilerlemeler kaydetmektedir ve tıp mensuplarının eÄŸitiminde eÅŸcinsellik giderek daha fazla konu baÅŸlığı altında ele alınmaktadır. Devamini Okuyunuz »

Yorumlar

Cinsel iliÅŸki

Cinsel ilişki hakkında bilgi
Erkek ve kadın, okşamalar sonucu kan hücum edince iyice şişen cinsel organlarındaki yüksek gerilimi yok etmek için bu organlarını birleştirirler. Bu, sadece sevilen bir insanla duygularını birleştirmek isteğidir. Mutluluk, karşı cinsin mutluluğunda bulunur.
E rkek ve kadın, okşamalar sonucu kan hücum edince iyice şişen cinsel organlarındaki yüksek gerilimi yok etmek için bu organlarını birleştirirler. Bu, sadece sevilen bir insanla duygularını birleştirmek isteğidir. Mutluluk, karşı cinsin mutluluğunda bulunur.

Cinsel heyecanın belirli bir aşamasında organlar birtakım masaj hareketleriyle daha da uyarılır. Cinsel birleşim beyinden başlayarak gerilimin doruk noktasına ulaşınca, bunu karşı konmaz bir refleks çatışması izler: Bu orgazm anıdır. Bütün vücudunun bir süre sarsılmasıyla birlikte, erkek tohumlarını atar.

Kadının vücudunda da buna benzer sarsılmalar olduğu için, her ikisi birden maddi ve manevi zevkin doruğuna çıkarlar, her şeyi bir süre unutup, bambaşka bir dünyaya girerler. Bu orgazm hali erkekte çok çabuk yatışır, fakat kadınca devam eder ve yavaş yavaş hafifler. Bu mutluluk, gevşeme veya bitkinlik içinde, kısa zaman sonra her ikisi de derin bir uykuya dalar.

Yukarda belirtilen durum, kadın ile erkeğin birlikte orgazma ulaşmaları durumunda oluşur. Buna ulaşabilmek için ortak çaba gereklidir. Bu da ancak erkeğin ve kadının birlikte çaba göstermesi ile olanaklıdır.

Japonya’daki cinsel yaÅŸama iliÅŸkin çok az istatistik bilgi vardır. Bize yarayabilecek birkaç tanesi de o kadar birbirlerinden farklıdır ki, Amerikan araÅŸtırmalarına baÅŸvurmamız daha doÄŸru olur. Japonların cinsel yaÅŸamlarının Amerikalılarınkine benzediÄŸini kabul etmemiz gerekir.

Marie E. Kopp, kadınların % 35′inin her birleÅŸimde orgazmı yaÅŸadıklarını, % 47’sinin çok sık orgazm olduklarını, % 18′inin ise hiç bir zaman orgazma ulaÅŸamadıklarını bildirmektedir.

Kinsey raporunda, kadınların % 70-77’sinin sürekli orgazma ulaÅŸtıkları belirtilmektedir. Dr. Lewis M. Term, kadınların çeÅŸitli evlilik devrelerinde orgazma varma oranlarını şöyle sıralıyor:

İlk Cinsel İlişkide Orgazm %24 Birkaç Hafta Sonra %27 Bir Ay veya Bir Yıl Sonra %26 Bir Yıldan Daha Fazla Zaman Sonra %16 Hiç Bir Zaman %7

Dr. Kinsey’in raporunda ise, kadınların orgazmı konusunda ÅŸu istatistik yer alıyor:

Kadınlar Evliliklerinin 1. Yılında %63 5. Yılında %63 10. Yılında %71 15. Yılında %81 20. Yılında %85

oranında orgazma ulaşmaktadırlar.

Bu, kadınların %23 ile %37’sinin evliliklerinin ilk yıllarında orgazma ulaÅŸamadıklarını gösterir. Tabii, bunun çeÅŸitli nedenleri vardır. Gerek kadın, gerekse erkekte bunun bedensel nedenleri olabilir. Cinsel yaÅŸam konusunda çok az ÅŸey bilmeleri de buna neden gösterilebilir.

Hemen hemen bütün erkeklerin orgazma ulaşmalarına karşılık, kadınların oldukça fazla bir bölümünün orgazmı yaşamamaları, sadece kadın için değil, kocası için de acınacak bir durumdur.

Eşi isterse aynı yaşantıya varamasın, erkek boşalabilir ve orgazma ulaşabilir. Fakat bu erkeği, eşinin de aynı yaşantıyı aynı anda paylaşması kadar tatmin edemez. Erkeğin yalnız başına orgazm olması tek yönlüdür. Bu, mutluluk duygusu tam anlamıyla duyulmadan tatmin olmadır. Kadın ise orgazma varmadığında daha büyük tehlikelerle karşı karşıya kalır.

Cinsel organlarına toplanan ve uzun süre burada kalan kan, kadının vücuduna zarar verir. Bu yüzden, üzerine yüklenen ruhsal baskının ise, kadın belki de kolay kolay üstesinden gelemez. Kadın cinsel ilişkiden ürkecek, erkeğin ayrıcalıklı durumunu lanetleyecek ve sevgi yıllarının sonunda düş kırıklığına uğrayacaktır. Erkek de hiç kuşku yok ki, bir süre sonra eşinden soğuyacaktır.

Aynı anda orgazma varma, tatmin edici bir cinsel birleşimin baş koşuludur. Bu konuda gösterilecek çaba sadece cinsel alanda mutluluğun paylaşılmasını sağlamaz, aynı zamanda daha fazla ortak zevk alınmasını olanaklı kılar. Bu amaçla çeşitli tekniklerin uygulanması yerinde olur; kişisel bencil isteklerin doyumu esas amaç olmamalıdır.

Evliliğin ilk zamanlarında erkeğin bölgesel uyarılmaya gereksinimi yoktur. Çünkü duyguları ve cinsel heyecanı kolay uyarılır. Sadece kısa bir süre cinsel faaliyet onu orgazma götürmeye yeterlidir. Eşi ise belki başlangıçta orgazm olmayabilir. Fakat kadın kendi vücudunun eşine nasıl zevk verdiğini gördükçe öğrenme devrini geçirir ve cinsel zevki, cinsel mutluluğu duyumsamaya başlar.

Daha sonraları karı koca, cinsel yaşamlarında daha kuvvetli heyecanların özlemini çekeceklerdir. Erkek, birleşim sırasında cinsel davranışlarını daha güçlü, daha sürekli kılmayı öğrenecek, kadına, onun orgazmına gerekli olan bölgesel uyarılma için daha uzun zaman verebilecektir. Birleşimden önceki okşamaların nüansları ve çeşitleri, ilişkiden sonraki pozisyonların seçilişi de oyunlar kadar gereklidir.

Yavaş yavaş gelişen kadının orgazmına kendi orgazmını uydurabilmek için, erkek, birleşim sırasında eşini hafif okşamalarla heyecanlandırma!ı ve kendi orgazmını geciktirecek pozisyonlar seçmelidir.

Kadın isteyinceye kadar erkek kendi orgazmını veya boşalmasını geciktirmelidir. Bir süre sonra, orgazm beklenmedik bir anda yaklaşsa bile, kadın reflekslerle buna karşılık verecektir. Kadın kusursuz birleşim yaşantısını kendine hedef almıştır, fakat birçok erkek, aynı anda ve birbiri ardından orgazmlar arasında fazla bir ayrım bulmaz.

Bunlar cinsel ilişkide kadın ile aynı anda orgazma ulaşmanın ne kadar çok mutluluk verici bir şey olduğunu daha öğrenmemişlerdir. Erkek bu mutluluğu bir kez tadınca, bir daha kendi orgazmını eşininkine rastlatmak için çaba göstermek gerektiğinden yakınmayacaktır. Orgazm sırasında birleşmede -kaçınılmaz bir kural olarak- karşılıklı derin manevi sevginin bulunması gereklidir. Öte yandan manevi sevgi için, cinsel yaşamda aynı anda orgazma ulaşmaktan daha sağlam bir temel yoktur.

Yorumlar
Sayfa 1 / 9123456789»