25 Eki 2009
On: Genel ve Estetik Cerrahi

Yaşlanmayı ‘İnsan yedek parçası’yla durduracaklar!
İnsanlar 50’sine geldiğinde onları 50 yıl daha götürecek yeni diz kapakları, kalçalar, kalp kapakçığı ve dokular geliştiriliyor. 100 yaşında 50’sinde gibi görüneceğiz
İngiltere’deki Leeds Üniversitesi, insanların 50 yaşından sonra ’yaşlanmamalarını’ amaçlayan bir proje başlattı. “50’den sonra 50 sağlıklı yıl” isimli proje için 50 milyon sterlinlik bütçe ayıran üniversite, 5 yıl boyunca araştırmalar yürütecek. Proje, insanın kendi DNA’larından oluşturulan doku ve organların, yaşlananların yerine nakledilmesi temeline dayanıyor. Başlangıç olarak yeni kalçalar, diz kapakları, kalp kapakçıkları geliştirilecek. Projenin ilk başarısı ise genellikle en fazla 20 yıl kullanılabilen yapay kalçaların ömrünü uzatmak oldu. Leeds Üniversitesi Tıbbi ve Biyolojik Mühendislik Enstitüsü uzmanları, kobalt ve krom metallerini kullanarak ömür boyu kullanılabilen bir yapay kalça geliştirdi. Profesör John Fisher, 100 yaşına gelen bir kişinin yeni kalçası sayesinde 100 milyon adım daha atmaya hazır olacağını ifade etti. Örneğin bir insan ya da hayvandan sağlıklı bir kalp kapağı alınıyor. Üzerindeki hücreler ve DNA’lar özel bir kimyasal karışımla arındırılıyor. Böylelikle doku ya da organ vücuda nakledildiğinde bunun reddedilmesi gibi bir sorun meydana gelmiyor. Vücut nakli kendi hücreleriyle sararak “büyütüyor”. Şimdiye dek hayvanlar ve Brezilyalı 40 kişi üzerinde yürütülen testlerden olumlu sonuçlar alındı. Bu teknoloji kullanılarak vücuttaki tüm dokuların yenilenmesi teknolojisinin 30 ya da 50 yıl içinde tamamlanacağı tahmin ediliyor. Fisher, projenin gelecek 5 yıl içinde vücudun 10 dokusunun yeniden yaratma imkanı sağlayacağını öne sürüyor.
Etiketler: yaşlanma olmucak tıpta devrim, yaşlı nasıl olmucaksın, yaşlı olmucaksınız, yaşlılık olmucak
29 Ağu 2009
On: Genel ve Estetik Cerrahi, Güzellik
Kadınların burun estetik işlemler konusundaki tercihleri uzun yıllar boyunca beğendikleri sanatçıların tercihlerinin kendilerine uygulanması yönünde oldu. Özellikle de genç kadınlar ellerinde beğendikleri ünlünün burun estetik fotoğrafıyla gelerek aynısının kendilerine de uygulanmasını istiyordu. Ancak günümüzde artık “burun estetiği gibi görünmeyen estetik” modası var.
Çevre Hastanesi Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Dr. Mithat Ulay,
Estetikteki kötü uygulamalar nedeniyle domuz burnu görüntüsüne sahip, dudakları silikonlu, yanakları dolgulu, yüzünde fazla miktarda botoks bulunan, gülmekte, mimik yapmakta zorlanan insanların bulunduğuna değinen Dr. Mithat Ulay şunları söyledi: “Estetik operasyonun amacı, insanların kendilerinde beğenmedikleri, mutsuz oldukları yönlerini değiştirmektir. Bu değişikliği yaparken de doğallıktan uzak kalmamak büyük önem taşıyor. Eğer doğallıktan uzaklaşırsanız, hepsi birbirine benzeyen görüntüler taşıyan bir insanlar topluluğu yaratmış olursunuz. Cerrahın görevi, hastanın beklentilerini de dikkate alarak en doğalı yaratmaktır.”
Estetik İşlemler Dört Mevsim Yapılıyor
Estetik operasyonlar için en ideal zamanın sonbahar, ilkbahar ve kış ayları olduğuna değinen Dr. Mithat Ulay, artık yaz mevsiminde de estetik yapıldığını, estetiğin zamansız bir işlemler bütünü haline geldiğini belirtiyor. Burun, karın, meme, liposuction işlemlerinin iyileşme sürelerinin üç haftadan bir yıla kadar değiştiğini söyleyen Dr. Mithat Ulay, şöyle konuştu: “Bu işlemlerin kış mevsiminde yapılması, daha az ödem oluşması nedeniyle daha çok tercih edilir. Kişi aralık ayında operasyon geçirdiğinde haziran ayında tam anlamıyla iyileşmiş olur. Kış mevsiminde estetiği tercih edenlerin yanı sıra, iş yoğunluğu, çocuğunun okulu nedeniyle bahar ve yaza erteleyenlerin sayısı da oldukça yüksek. Bahar aylarında estetik operasyon sayısında artış oluyor. Çünkü kadınlar aynaya bakıyor, kışın aldıkları kiloları, vücutlarındaki deformasyonu düşünüyor. Tişört, ince bir elbise giyememek sorun oluyor. Kış depresyonu bitince, bahar mevsiminde estetik işlemler başlıyor.”
Etiketler: burun, burun estetiği, burun estetik, Çevre Hastanesi, Dr. Mithat Ulay, Estetik, Plastik Cerrahi
19 Kas 2008
On: Genel ve Estetik Cerrahi
Mide kapısından (mideden onikiparmakbağırsağına geçiş yeri; pior) ileoçekal valfa (incebağırsaktan kalınbağırsağa geçiş yeri) kadar olan geniş yayılımıyla incebağırsak tüm sindirim kanalının yüzde 75 ini oluşturur. Buna karşın bu bölgede kötü huylu tümörlerin görülme oranı oldukça düşüktür (yüzde 0,05-0,5). Bu düşük oranın, besinlerle alınan karsinojenlerin (kanser oluşumuna neden olabilen maddeler) incebağırsakta çözülmesine ve incebağırsak yüzeyiyle büyük olasılıkla doğrudan ilişkilerinin az olmasına bağlı olduğu sanılır. Devamini Okuyunuz »
Etiketler: ince bağırsak tümörleri