Bilgisayar Kullananlar Göz Kuruluğuna Dikkat!

Bilgisayarlar bazı noktalara dikkat edilmediğinde göz sağlığına büyük zarar verebiliyor.Ofiste, kapalı ortamlarda ve en önemlisi bilgisayar başındayken göz sağlığını tehdit edebilecek pek çok etken bir araya gelir ve bu etkenler kalıcı rahatsızlıklara neden olabilir.İş ortamında göz sağlığımızı olumsuz etkileyen unsurlar bir araya gelmekte ve farkında olalım ya da olmayalım yavaş yavaş gözümüzde problemler belirmeye başlamaktadır.
untitled

Kullanımı ve yaygınlığı hızla artan bilgisayarlar ve çeşitli iş kollarındaki monitör ekranları nedeniyle pek çok kişi; göz yorgunluğu, gözlerde ve göz çevrelerinde ağrı, yanma, batma, kuruluk hissi, kaşıntı, kızarıklık, sulanma gibi şikâyetlerde bulunuyor. Bazen de; bulanık görme, odaklama zorluğu, gözleri kısarak bakma, ışığa karşı duyarlılık, bakılan karakter etrafında ışık saçılmaları görme, göz kapaklarında iltihap, kepeklenme, baş ağrısı gibi problemler ortaya çıkabilir.

Yorumlar

Şaşılık ve Tedavisi

Şaşılık nedir?
Şaşılık, gözlerin paralelliğinin bozulduğu ve farklı yönlere baktığı bir görsel kusurdur. Bir göz düz bakarken diğeri içe, dışa, yukarı veya aşağı kayabilir.
Kayma daimi olabilir ya da ara ara ortaya çıkar. Bazen kayan göz düz bakıp diğeri kayma yapabilir.
Şaşılık, çocuklar arasında sık görülen bir durumdur. Hayatın ileri dönemlerinde de meydana gelebilir.
Kadın ve erkekler arasındaki dağılımı eşittir. Aynı ailede geçiş özelliği gösterebilir. Buna rağmen pekçok şaşılıklı kişide, şaşılığı olan akraba tespit edilemeyebilir.

Gözler birlikte nasıl çalışır?
Normal görmede heriki göz aynı noktaya bakar. Daha sonra beyin bu iki resmi birleştirerek üç-boyutlu bir görüntü oluşturur. Bu üç boyutlu görüntü bize derinlik algısı kazandırır.
Bir gözde kayma olursa beyne iki farklı resim gönderilir. Küçük bir çocukta beyin, kayan gözden gelen görüntüyü ihmal eder ve sadece normal, iyi gören gözden gelen görüntüyü algılar. Böylece çocuk derinlik algısını kaybetmiş olur. Erişkin hastalarda şaşılık meydana geldiğinde genellikle çift görme ortaya çıkar. Çünki beyin heriki gözden gelen görüntüleri görmeye alışmıştır ve kayan gözden gelen görüntüyü ihmal edemez.

Göz tembelliği
Çocukluk esnasında heriki göz paralel ise iyi bir görme gelişmesi olur. Beyin, iyi gören gözün görüntüsünü algılar, tembel gözün görüntüsünü ise ihmal eder. Bu durum, şaşılıklı çocukların hemen hemen yarısında görülür.Göz tembelliği tedavisi: Göz tembelliğinin tedavisi 8-10 yaşına kadar yapılmalıdır. Daha sonra tedavisi mümkün olmaz. Birkaç tedavi yöntemi vardır. Bunlardan ilki iyi olan göz kapatılıp tembel gözdeki görme güçlendirilerek yapılan tedavidir. Bir başka tedavi yöntemi özel kliniklerde CAM ismi verilen aletlerle seanslar halinde yapılan tedavidir. Bu tedavi şeklinde çocuk bir aletin başına oturtularak dönen çizgiler üzerinden boyamalar yapması, şekil çizmesi ya da bulmaca çözmesi istenir. En az 20 seanstan oluşur. Üçüncü bir tedavi yöntemi ilaçlardır. Sağlam göze atropin grubu ilaç damlatılarak diğer gözün çalıştırılması esasına dayanır.

Tedavi geciktirilirse göz tembelliği kalıcı hale gelir. Kural olarak, göz tembelliği ne kadar erken tedavi edilirse sonuç o kadar iyi olur. Bunun için çocuklar, bebekliklerinde ve daha sonra senede en az bir defa olmak üzere göz muayenesinden geçirilmelidirler.

Şaşılığın tam sebebi bilinmemektedir. Her bir gözün dış kısmına yapışarak hareketlerini kontrol eden altı kas mevcuttur. Herbir gözde iki kas, gözü sağa veya sola çeker. Diğer dört kas ise belli açılarda gözü yukarı veya aşağı hareket ettirirler.Gözlerin paralel kalıp belli bir hedefe odaklanabilmeleri için tüm kasların birlikte ve belli bir denge içinde çalışmaları gerekir. Gözlerin birlikte hareket etmesi için de her iki gözdeki kasların uyumlu çalışması gerekir.

Göz kaslarını beyin kontrol eder.
· Serebral palsi (doğum esnasında oksijensiz kalıp bayılan çocuklar);
· Down sendromu;
· Hidrosefali;
· Beyin tümörleri gibi problemleri olan çocuklarda şaşılık daha sık görülür.
Katarakt veya göz yaralanmaları da görmeyi bozup şaşılığa neden olabilir.

Şaşılığın belirtileri
Şaşılığın temel belirtisi düz bakmayan bir gözdür. Bazen çocuklar güneşte bir gözlerini kapatır veya gözlerinin ikisini birden kullanmak için başlarını eğerler.

Şaşılık nasıl teşhis edilir?
Şaşılık tanısı göz muayenesi sonucu konur.Tüm çocukların dört yaşına girmeden önce görme muayenesine girmeleri önerilmektedir. Ailede şaşılık veya göz tembelliği hikayesi varsa daha önce de görme test edilebilir.

Bebeklerin gözleri genellikle çapraz gibi durur. Küçük çocukların burun kökü geniş ve basık olur, ayrıca gözlerin burun kısmında bir cilt katlantısı bulunur. Bunlar sanki gözlerde çaprazlaşma varmış gibi gösterir. Çocuk büyürken bu yalancı şaşılık durumu kaybolur. Gerçek şaşılığı olan bir çocuğun durumunda düzelme olmaz. Göz hekimi, gerçek ve yalancı şaşılığı ayırt eder.

Şaşılık nasıl tedavi edilir?
Şaşılık tedavisinde amaç:
· Görmeyi korumak;
· Gözleri paralelleştirmek;
· İki gözle görüşü yani derinliği sağlamaktır.
Tam bir göz muayenesi sonrası göz doktoru uygun tedavi şeklini belirler.
Bazı olgularda çocuğunuz için gözlük önerilebilir. Verilen gözlükle kayma tamamen veya kısmen düzelebilir. Bunun dışında gözleri paralelleştirmek ya da katarakt varsa gidermek için cerrahi gerekebilir. Tembel gözü güçlendirmek için sıklıkla sağlıklı gözü kapamak gerekir.
sasilik
Sık görülen şaşılık tipleri
Içe kayma (ezotropya)
Bebeklerde en sık görülen şaşılık tipidir. Içe kayması olan çocuklar iki gözü birlikte kullanamazlar. Çoğu olguda erken dönemde cerrahi ile gözler paralelleştirilebilir.
Içe kaymaya yönelik cerrahi esnasında bir veya iki gözdeki kasların gerilimi ayarlanır.
Sıkı olan içteki kaslar yerinden ayrıştırılarak daha geriye alınır.
Böylece gözlerin dışa bakışı sağlanır. Bazen dışa baktıran kaslar kısaltılarak gerilimlerinin artırılması ve şaşılığın düzeltilmesi sağlanabilir.
Cerrahinin mutlaka kayan göze yapılması gerekmez. Diğer göze yapılan cerrahi de kaymayı düzeltebilir.

Uyumsal içe kayma
Daha çok iki yaş veya üzerindeki hipermetrop (uzak görüşlü) çocuklarda görülür.
Çocuk yakını görmek için gözlerini ayarlayabilir, fakat bu odaklama gayreti (uyum) gözlerin çaprazlaşmasına neden olur.
Gözlükler odaklama gayretini azaltarak kaymayı giderirler. Bazen yakın çalışma için bifokal camlar gerekebilir. Gözleri paralelleştirmek için göz damlaları, merhemleri veya prizma denilen özel lensler kullanılabilir.

Dışa kayma
Bir başka sık görülen kayma tipidir. Çocuk, uzaktaki nesnelere bakarken meydana gelir.
Dışa kayma, özellikle çocuk hayal kurarken, hasta veya yorgunken oluşabilir. Parlak güneş ışığında çocuk bir gözünü kısabilir.

Şaşılık cerrahisi nasıl yapılır?
Hiçbir göz cerrahisinde göz küresi yerinden asla çıkarılmaz. Göz kaslarına ulaşmak için gözü örten beyaz zara küçük bir kesi yapılır.
Gözün kayma şekline göre belli kaslar üzerinde girişim yapılır. Cerrahi bir veya her iki göz üzerinde planlanabilir.
Çocuklara şaşılık cerrahisi planlandığında genel anestezi gerekir. Lokal anestezi ancak erişkinlerde kullanılabilir.
İyileşme hızlı olur. Hastalar, birkaç gün içinde normal aktivitelerine dönerler.
Cerrahi sonrası gözlük veya prizma gerekebilir. Bazı olgularda sonraki bir dönemde ikinci bir cerrahiye ihtiyaç olabilir.
Sabit şaşılığı olan çocuklarda erken cerrahi daha iyi sonuç verir. Bu nedenle cerrahi gerekiyorsa okul döneminden önce düşünülmelidir.
Her cerrahide olduğu gibi göz kaslarının cerrahisi bazı riskleri beraberinde taşır. Bunlar, enfeksiyon, kanama, aşırı skarlaşma ve görme kaybına neden olabilecek diğer nadir sorunlardır.
Şaşılık cerrahisi gözlerin paralelleşmesi için genellikle etkin ve güvenilir bir tedavi şeklidir, fakat gözlüklerin veya göz tembelliği tedavisinin yerini alamaz.

Enjeksiyonlar
Bir kasın etkisini azaltmak için özel bir ilaç olan botulismus toksini enjekte edilebilir. Böylece karşı kasın daha gergin çalışması sağlanır. Beş-on hafta içinde ilacın etkisinin kaybolmasına rağmen bazı olgularda kalıcı tedavi sağlanır. Bazı olgularda ise enjeksiyonun tekrarlanması gerekebilir ve cerrahi kadar etkili bir tedavi şekli değildir.

Yorumlar

Göz Tansiyonu (Glokom) nedir?

Glokom erken teşhis ve tedavi edilmediği takdirde sonucu görme kaybına kadar varabilen sinsi bir hastalıktır. Bu sebeple her yıl düzenli göz muayenesi olarak göz tansiyonu kontrol edilmelidir.

Glokom, görme siniri hasarının oluştuğu bir dizi durum için kullanılan bir terimdir. Glokomun başlıca nedeni göz içindeki basıncın yüksekliğidir. Görme sinirinin dolaşımının bozulduğu, doku zafiyeti veya yapısal bozuklukların görüldüğü durumlarda görme siniri basınca daha duyarlı hale gelebilir ve basınç yükselmeksizin de hasar gelişebilir.

Glokomun sebepleri
Göz içinde salgılanan ve gözün beslenmesi için gerekli olan göz içi sıvısının boşalamamasına bağlı olarak göz içinde basınç yükselir. Yükselen göz içi basıncı da göz siniri hücrelerine zarar verir.

Glokomun belirtileri

Sabahları belirginleşen baş ağrılar
Zaman zaman bulanık görme
Geceleri ışıkların etrafında ışıklı halkalar görülmesi
Televizyon izlerken göz etrafında ağrı

Glokom riskini artıran faktörler

Ailede glokom öyküsünün olması (genetik yatkınlık)
35 yaşın üzerinde olunması
Şeker hastalığı
Şiddetli kansızlık veya şoklar
Yüksek-düşük sistemik kan basıncı (vücut tansiyonu)
Yüksek Miyopi
Yüksek Hipermetropi
Migren
Uzun süreli kortizon tedavisi
Göz yaralanmaları
Irksal faktörler

Bu özelliklere sahip kişilerde glokom hastalığının ortaya çıkma riski normalden daha yüksek olduğu için bu kişilerin görme sinirindeki hasarın erken tespiti amacıyla düzenli olarak göz muayenelerini yaptırmaları uygun olur.

Glokom nasıl teşhis edilir?
Göz tansiyonunun takibinde ve görme sinirinde hasar oluşup oluşmadığının belirlenmesinde ileri teknoloji ürünü tetkik cihazları kullanılmaktadır. Bu cihazların verilerini yorumlayan glokom uzmanı hekimler hastanın tedavi sürecini planlar. Bunlar; görme sinirindeki hasardan dolayı görme kaybının miktarını gösteren görme alanı, görme siniri ve sinir lifi analizi yapan OCT (optik sinir tomografisi), HRT (sinir lifi analizi) cihazlarıdır ve glokomun teşhis ve tedavisinin planlamasında büyük önem taşırlar.

Glokom Çeşitleri
Açık açılı glokom: En sık görülen glokom tipidir. Toplumun yaklaşık yüzde 1′inde ve daha çok 40 yaşın üzerinde görülür. Erken dönemde hiç bir belirti vermez. Göz içi basıncı yavaşça yükseldiÄŸi için belirtiler yavaÅŸ bir ÅŸekilde baÅŸlar, kornea baÅŸlangıçta bulanmaz, aÄŸrı hissedilmez. Görme yavaÅŸ yavaÅŸ kaybedildiÄŸi için geç dönemlere kadar hasta bunun farkına varmayabilir. Görme kaybının farkına varıldığı zaman da hasar kalıcı hale gelmiÅŸtir. Açık açılı glokomda, gözün drenaj bölgesi olan trabeküler aÄŸda henüz tam çözemediÄŸimiz bir direnç oluÅŸturmaktadır. Bu, kronik bir hastalıktır. Kalıtsal olma ihtimali vardır. Günümüzde kesin tedavisi yoktur, fakat eldeki imkanlarla hastalığın ilerlemesi yavaÅŸlatılabilir ya da durdurulabilir. İlaçların ömür boyu kullanılması gerekebilir.

Normal basınçlı glokom: Düşük basınçlı glokom olarak da bilinir. Normal GİB’na raÄŸmen görme alanı kaybı ve görme siniri hasarı vardır. Bu kiÅŸilerde görme sinirinde bir dolaşım bozukluÄŸu söz konusu olduÄŸu için GİB’nın daha aÅŸağılara çekilmesi gerekir. Bir de bu durumun tam tersi vardır. GİB yüksek olmasına raÄŸmen görme alanı kaybı ve görme siniri hasarı görülmez. Buna da göz hipertansiyonu denir ve tedavi gerektirmez. Ancak ileride glokoma dönüşebileceÄŸi için takip gerekir.

Açı kapanması glokomu: Kalıtsal olabilir ve aynı ailenin farklı bireylerinde aynı anda görülebilir. Asyalılarda ve hipermetroplarda daha sıktır. Bu kişilerde ön kamara normal kişilere göre daha sığdır. Kornea ve iris arasında trabeküler ağın bulunduğu açı dardır. Yaşlandıkça da lensin büyümesine bağlı olarak bu açı daha da daralır ve GİB yükselir. Açı tamamen kapandığında ise akut glokom meydana gelir. Akut glokomda GİB aniden yükselir. Hasta çok ağrı hisseder, hatta bulantı ve kusma olabilir. Göz kızarır, kornea bulanıklaşır. Hasta ışık çevresinde haleler görür ve görme azalır. Bu, acil bir durumdur. Tedavi geciktirilirse görüş kaybedilir. Trabeküler ağ sıkarlaşarak hastalık kronik hale geçebilir ve bu durumun tedavisi daha da zordur.

Pigmenter glokom: Bir açık açılı glokom şeklidir. Erkeklerde daha sık görülür. Genellikle 20-30 yaşlarında başlar. Miyoplarda daha sıktır. Bu kişilerde iris lense yakın olup hareketi esnasında göze renk veren pigment aköze dökülür ve trabeküler ağı tıkar. Böylece GİB yükselir.
Eksfoliasyon sendromu: İleri yaşlarda bazı kişilerde lens üzerinde saç kepeği gibi bir materyal birikir. İrisin hareketiyle bu materyal yerinden ayrılarak pigmentle birlikte drenaj kanallarını tıkar.

Neovasküler glokom: Çok ağır bir glokom şeklidir. Gözün sinir tabakasında şeker hastalığına bağlı tutulum, damar tıkanıklığı veya herhangi bir şekilde beslenmesini engelleyen bir durum olduğunda iriste anormal damarlar gelişir ve bunlar ilerleyerek açıyı örterler.
Konjenital glokom: Doğuştan itibaren vardır. Birkaç ay içinde gözde belirgin bir büyüme, sulanma ve bulanıklaşma ile kendini belli eder. Erken cerrahi tedavi yapılmazsa körlükle sonlanır.

Çocuklarda görülen glokom: Bebeklerde görülen göz tansiyonudur. Bu hastalığı da ikiye ayırabiliriz: Bir doğuştan göz tansiyonlu bebek, ki bu bebeklerin doğduğunun ilk günü iri gözleri vardır ve gözlerinin renkli kısımları kocamandır. Saydam tabakanın su toplamasından dolayı; gözleri gri olarak gözükür. Işıktan rahatsız olur, şiddetli yaşarmaları olur. Bir de doğduktan sonraki zaman içerisinde bu hastalığa yakalananlar vardır. Bebekler anne karnındayken, (gözün içerisinde su imal edilmeye başlandığı dönemlerde), gözün sıvı çıkan filtre sistemi bir zarla kapalıdır. O zarın üzerinde doğuma doğru delikçikler oluşur. O delikçiklerden sıvı, dışarı çıkmaya başlar. Bebek anne karnında gelişimini tamamlarken, gözün sıvı çıkan filtre sistemi yeterince gelişmeyebilir ve göz tansiyonu teşekkül eder. En sık rastlananı doğuştan olandır. Bunların içinde de en tehlikeli grup gözünün rengi grimsi olmayıp, göz tansiyonu çok yüksek olmayıp da sadece gözleri iri olan bebeklerdir. Çünkü bu bebeklere teşhis geç konur. Bunun için ailelerin gözleri iri olan, ışığa bakamayan ve şiddetli yaşarmaları olan çocuklarını, mutlaka bir göz doktoruna götürmeleri gerekir. Bebeklerde görülen göz tansiyonu hastalığının tedavisi, gözün sıvı çıkış kanalları gelişmediği için, ameliyattır. Bebeklerin göz tansiyonunun tedavisi güçtür. Onun için ne kadar erken teşhis edilirse o kadar iyi.

Oküler Hipertansiyon: Bazı gözlerde ortalama değerlerin üstünde göz içi basıncı saptanabilir ancak görme alanında hasar saptanmaz. Diğer bir deyişle görme sinirleri normaldir. Bu olgularda göz içi basıncı yeterli derecede yükselmediği sürece tedavi gerekli değildir ancak sıkı bir şekilde takip edilmeleri gerekir.

Yorumlar

Goz Sulanmasi

Göz sulanması

Göze toz kaçması, çapaklanma, göz iltihabı, nezle veya bazı alerjik hastalıklar göz yaşının fazlalaşmasına neden olur. Şikayetler soğuk havalarda daha da artar. Doktora başvurmak gerekir.

Yorumlar

Az görme sorunu ve çareleri

Normal gözlükler, kontakt lensler veya göz içi lens implantları ile görmeniz artırılamıyorsa sizde az görme mevcut demektir. Bu durum körlükle eş anlamlı değildir. Az gören kişilerin hala işe yarar bir görmesi mevcut olup sıklıkla görme cihazları kullanılarak artırılabilir.

Görme bozukluğu hafif ya da ağır olsun, az görme, görmenizin ihtiyaçlarınızı karşılayamadığı manasına gelir. Görme artırıcı cihazların kullanımına ancak tıbbi ve cerrahi tedavilerden sonra, ya da bunların fayda sağlamayacağına kanaat getirildikten sonra göz hekimi tarafından karar verilir.

- Neler az görmeye sebep olur?

Daha çok yaşlı kimselerde olmasına rağmen her yaşta az görme meydana gelebilir. Doğumdan var olan bozukluklar, kalıtsal hastalıklar, yaralanmalar, şeker hastalığı, glokom, katarakt ve yaşlanma az görmeye yol açabilir. En yaygın sebebi gözün sinir tabakasının bir hastalığı olan makula dejenerasyonudur. Makula dejenerasyonu merkezi görmeyi bozar, tam körlük yapmaz ve çevresel görme etkilenmez.

- Az görmenin farklı tipleri var mıdır?

Evet. En sık merkezi görme veya okuma bozukluğu görülmesine rağmen çevresel görme azalması veya renkli görüşün kaybolması da az görme yapabilir. Veya, gözünüz ışık, kontrast veya kamaşmaya karşı uyum yeteneğini kaybedebilir. Farklı az görme tipleri farklı yardım cihazları gerektirir. Örneğin doğuştan az görmesi olan bir kişi ile sonradan az görme gelişen bir kişinin ihtiyaçları farklıdır.

- Az görenlere yardım cihazı nedir?

Az görenlere yardım cihazı görmeyi artırır. Her durumda görmeyi normale çeviren tek bir cihaz yoktur, bu nedenle farklı amaçlar için farklı cihazlar gerekir. Mümkünse bir cihazı almadan önce deneyin. İki tip az görenlere yardım cihazı mevcuttur: Optik olan ve optik olmayan. Optik olan az görenlere yardım cihazları

Optik az görenlere yardım cihazlarında büyütme amacıyla lensler veya lens kombinasyonları kullanılır. Bunlar normal gözlük camlarından farklıdır. Optik cihazlar beş ana grupta toplanabilir:

Büyütücü gözlükler normal gözlüklerden daha güçlüdür. Bunları kullanırken okunacak materyalin göze çok yaklaştırılması gerekir, aksi takdirde yazı odak dışında kalır. Önce bu durum ürkütebilir, fakat zamanla alışılır. Yakın için tasarlanmışlardır, göze takıldıkları için okunacak materyal rahatça tutulabilir.

Büyütücü gözlükler direk olarak bir gözlüğe monte edilebilirler ya da kişinin kendi gözlük numaraları üzerine eklenebilir. Bunların asferik ve teleskopik şekilleri vardır. Teleskopik olanlar daha kaba görünümlü olmalarına rağmen daha uzak mesafeden geniş bir görüş sağlarlar. Asferik olanlar ise estetik görünür, fakat daha kısa mesafeden daha dar alanı gösterirler. Her iki büyütücü gözlük tipinin pek çok değişik modelleri piyasada mevcuttur.

El büyüteçleri çoğu kimse tarafından bilinir. Bunlarla okunacak materyal normal mesafede tutulabilir. Kırtasiyeciler veya optikçilerden satın alınabilir. Ayaklı büyüteçler okunacak materyalin üzerine konur. Bazıları kendinden aydınlatmalıdır. Büyüteçler, görüşü normal aktivitelerine yeten fakat kısa süreli yakın görüş gerektiren senet, fatura, telefon rehberi, telefon tuşları, ev aletlerinin düğmeleri vb. gibi şeylerin görülmesinde oldukça faydalıdır. Ellerinde titreme olan hastalar için ayaklı, görmesi çok düşük olan hastalar için de aydınlatmalı büyüteçler önerilir.

Teleskoplar uzak büyütme için kullanılır. Elde ya da gözlüğe monte edilerek kullanılabilirler. Özellikle televizyon seyrederken, otobüslerin yazılarını okurken, ilanlara, panolara bakarken çok yararlıdırlar; gözlük gibi devamlı kullanımları zordur ve tecrübe gerektirir. Kapalı devre televizyon sistemi, bir televizyon ekranına okunacak materyalin büyütülmüş görüntüsünü verir. Bunların büyütme ve kontrastı ayarlanabilir ve kullanımları diğer cihazlardan daha kolaydır. Sadece okumak veya resimlere bakmak için kullanılır. Siyah-beyaz veya renkli olanları vardır. Özellikle öğrenciler ve masa başı işi yapanlar için oldukça faydalıdırlar. Teknolojinin ilerlemesi ile son zamanlarda maliyetleri de oldukça düşmüştür.

Optik olmayan az görenlere yardım cihazları:

- Büyük yazılı kitaplar, gazete ve dergiler,
- Düzgün yazmaya yardımcı cihazlar,
- Büyük oyun kartları,
- Büyük telefon tuşları,
- Yüksek kontrastlı saat ekranları,
- KonuÅŸan makineler (saatler, bilgisayarlar),
- Yazıyı gösteren ve yüksek sesle okuyan makineler.

Optik olmayan en basit yöntem görülmesi istenen şeye yanaşmaktır. Görülmesi istenen nesneye yaklaşmak, klasik inancın aksine gözlere zarar vermemektedir.

- Az gören kimseler için aydınlatma önemli midir?

Uygun aydınlatma, az görenlere yardım cihazı kadar önemlidir. Benzer bir işi yapmak için 60 yaşında sağlıklı bir kişi, 20 yaşındaki haline göre iki kat aydınlatmaya ihtiyaç duyar.

Aydınlatma konusunda birkaç önemli not

- Aydınlatma kaynağını okunacak materyale yakın tutun. Bu amaç için ayarlanabilir kolları olan yüksek yoğunluklu ışıklar kullanın.
- Yansıyan ışığın rahatsız etmesini önlemek için siper kullanın.
- Kamaşma varsa emici lensler kullanılabilir.

- Az gören hastalara yardım için hangi hizmetler vardır?

Göz doktorunun tam bir muayene yapması şarttır. Az görmenizin sebebi tespit edildikten sonra bu cihazlar önerilir veya bu cihazların uygulanabileceği bir merkeze sevk edilirsiniz. Hükümetler veya özel kuruluşlar az görenler için sosyal servisler sunabilirler. Bunlar konuşan kitaplar, bağımsız evde yaşayabilme eğitimi ve bazen oryantasyon ve hareketlilik eğitimi olabilir.

Yorumlar

Göz alerjisi, nedenleri ve tedavisi

Çevreyle direkt teması eden gözler, alerjik hastalıklara daha sık meyil gösteren bir organdır. Göz alerjileri; gözde yanma, batma, kaşıntı, çapaklanma, kızarıklık, sulanma, ışığa karşı hassasiyet ve görme bozukluğu meydana getirebilir. İleri alerji formlarında gözün beyaz kısmında yapışıklıklar dahi olabilir.

İnsanların yaklaşık % 15′inde bir veya birkaç çeşidi görülen alerji ile çevremizde çok sık karşılaşıyoruz.

Meydana gelen rahatsızlık insanların performansını etkilediği gibi enfeksiyonlara yatkınlığı artırır, kontakt lens kullanımını zorlaştırır ve daimi bir huzursuzluk kaynağı oluşturur. Göz alerjileri gözün yüzey dokularını ilgilendirir. Bunlar göz kapağı cildi, göz kapaklarının ve gözün beyaz yüzeyini örten ince konjunktiva isimli zar ve kornea dediğimiz saydam tabakadır.

Beş değişik göz alerjisi tanımlanmıştır:
- Mevsimsel ve mevsimsel olmayan alerjik konjunktivit,
- Bahar keratokonjunktiviti,
- Atopik keratokonjunktivit,
- Dev papiller konjunktivit,
- Temas göz alerjisi.

- Mevsimsel alerjik konjunktivit

Mevsimsel alerjik konjunktivit (saman nezlesi) göz alerjilerinin yaklaşık olarak yarısını teşkil eder. Her iki gözde kaşıntı, sulanma ve yanma ile başlar. Bu şikâyetlere genellikle burundaki alerji eklenir. Göz kapaklarında şişlik, gözün beyaz tabakasında kabarıklıklar, su toplaması ve kızarıklık görülür.

Mevsimsel alerjiye neden olan etkenler genellikle polenler iken mevsimsel olmayan alerjiye neden olan etkenler yıl boyu karşılaşabildiğimiz ev tozu zerreleri ve hayvan atıklarıdır.

- Bahar keratokonjunktiviti

Bahar keratokonjunktiviti nadir görülür, daha çok dünyanın sıcak ve kuru iklime sahip bölümlerinde rastlanır. İlkbaharda başlar ve yazın sonuna kadar devam eder. Çocuklarda ve gençlerde, ayrıca erkeklerde daha sıktır. Bu hastaların % 75′inde astım, atopik ekzema ve alerjik rinit gibi ek hastalıklara rastlanır. Sebep olan alerjen maddenin kesin olarak bilinmemesine rağmen polenlerin ortaya çıkarıyor olabileceği sanılmaktadır. Hastaların ilk şikâyeti yoğun kaşıntıdır. Sonra ışığa karşı hassasiyet artışı, yanma, yabancı cisim hissi ve bulanık görme meydana gelir.

Gözde kızarıklık, göz kapağında düşüklük, gözde beyaz çapak artışı ve gözlerin kısılması izlenebilir. Tipik bulgusu üst kapağı örten zarda kaldırım taşı gibi kabarıklıkların oluşmasıdır. Bu kabarıklıklara gözün renkli kısmının hemen kenarında da rastlanabilir. İleri formlarında korneada ülser oluşabilir. Genellikle 5-10 yıl kadar sürer.

- Atopik keratokonjunktivit

Atopik keratokonjunktivit körlük riski taşıyan bir alerji çeşididir. Daha çok erişkinlerde görülür ve astım, nezle, atopik dermatit ve yiyecek alerjisi gibi durumlara eşlik edebilir. Hastanın yakınlarında da bu hastalıklara rastlanabilir. Bu alerji yıllarca sürebilir.

Başlangıcı bahar konjunktiviti gibi olmakla beraber oluşturduğu yara dokusu kapak iç kısımlarında yapışıklıklar yapabilir, kapak yapısını bozabilir, kapakların içe veya dışa dönmesine ve kirpiklerin göze batmasına neden olabilir. Korneada meydana gelen tutulum damar oluşumu tarzında olur ve ileride gerekebilecek olan bir keratoplastinin (ölü gözünden hasta gözüne kornea nakli) başarısını azaltabilir. Ayrıca bu hastalarda herpes simpleks, keratokonus, retina dekolmanı ve kapak iltihabı şansı fazladır.

- Dev papiller konjunktivit

Dev papiller konjunktivit geçmişte kontakt lenslere, kontakt lens solüsyonlarına, bu solüsyonlardaki koruyucu maddelere ve göz damlalarına bağlı bir alerji veya uyumsuzluk olarak görülürdü. Günümüzde daha az görülmektedir.

Bazen göz protezleri, kullanılan dikişler ve kontakt lens üzerinde biriken alerjen maddeler de bu tip alerjiyi meydana getirebilir. Hastaların gözünde yoğun kaşıntı ve kontakt lens kullanımına uyumsuzlukla başlar. Göz kapaklarının altında papilla denilen büyük kabarıklıklar görülür. Korneada kesafet ve görme bulanıklığı meydana getirebilir.

- Temas göz alerjisi

Temas göz alerjisi ilaçlara, ilaçların içindeki koruyucu maddelere veya makyaj ürünlerine karşı gelişebilir. İleri dönemlerinde göz yaşı kanalında tıkanıklık, konjunktivada skarlaşma ve korneada damarlanma meydana getirebilir.

Göz alerjisinin tanısı

Alerjik göz hastalıklarının tanısı hastadan alınacak hikâye üzerine inşa edilecek muayene ve laboratuar incelemeleri ile konur. Kırmızı göz oluşturan pek çok durum göz alerjisini taklit edebilir ve doğru tanı için iyi bir göz muayenesi gerekir. Muayenede göz kapakları, göz yüzeyini örten konjunktiva isimli zar, bezlerin açıldığı bölümler, kirpikler ve kornea dikkatle incelenir. Bazen göz kapaklarının ters çevrilerek arka yüzeyinin incelenmesi gerekebilir.

Bazı mikrobik hastalıklar, sebebi bilinmeyen iltihabi durumlar, göz kapağı iltihapları, bazı cilt hastalıklarının göz bulguları, kuru göz hastalığı, gözün bağ ve damar tabakasının iltihabi hastalıkları, böcek ısırıkları, kirpik diplerine yerleşen bitler göz alerjisini taklit eden bir tablo meydana getirebilir. Tanısal test olarak alerjen maddenin bulunması, gözyaşında ve kanda bazı maddelere bakılması yardımcı olsa da en fazla bilgi muayeneden elde edilir.

Göz alerjisinin tedavisi

Alerjinin tedavisinde en önemli yapılması gereken şey alerjen madde tespit edilebiliyorsa mümkün olduğu sürece ondan kaçınmaktır. Gözdeki şikâyetlerin rahatlatılması açısından soğuk uygulama ve suni gözyaşı ilaçları faydalı olabilir. Çoğunlukla da antihistaminik ilaçlara, damarları büzen ilaçlara, alerjik şikâyetleri ortaya çıkaran hücreleri dengeleyici ilaçlara, iltihap giderici ilaçlara ve kortizonlu ilaçlara ihtiyaç duyulur.

Yorumlar

Excimer laser ile kornea refraksiyon cerrahisi

Refraksiyon kusurları başlığı altında miyopi (uzağı görememe), hipermetropi (yakını görememe), ve astigmat (görüntü eksenlerinin tam çakışmaması) sıralanabilir. Bu görme kusurlarının ortak özelliği gözlük veya kontakt lens ile daha iyi bir görüşe ulaşılabilir olmasıdır.

Bu yazıda konumuz olan laser refraksiyon cerrahisi; gözlük veya kontakt lense bağımlılığı ortadan kaldırmak için uygulanmaktadır. Odaklanmadaki sorun korneanın laser ile traşlanması yoluyla düzeltilmektedir.

Excimer Laser, göz hastalıklarının tedavisinde kullanılan birkaç çeşit laserden bir tanesidir. Özelliği herhangi bir doku ısınması veya komşu doku zedelenmesi olmaksızın hedef dokuda, planlandığı şekilde çok hassas bir şekilde doku traşlaması yapmasıdır. Mikron düzeyinde hassasiyetle çalışan ve son derece güvenli bir teknolojidir. Modern excimer laser cihazlarının vazgeçilmez özelliklerinden birisi de laser uygulaması esnasında göz hareketlerine kilitlenerek hep doğru eksene tedaviyi yönlendirmesidir.

LASIK yöntemi, excimer laser uygulamalarının en sık ve popüler şeklidir. Bu uygulamada, öncelikle korneanın yaklaşık %20’si kalınlığında flep olarak adlandırılan bir kapakçık mikrokeratom denen çok gelişmiş cihaz yardımıyla hazırlanır. Bu kapakçığın gerisindeki stroma denen korneanın ana tabakasına laserle düzeltme yapılır. Flebin yerine yayılarak yerleştirilmesi sonrasında yaklaşık yarım 5-6 saatlik bir rahatsızlık dönemi sonrası göz rahatlar. Bu dönemdeki batma, sulanma, ışık hassasiyeti gibi şikâyetler geçince rahatça bakan ve gözlüksüz görebilen bir gözle yeni bir hayat başlar.

Excimer Laser LASIK Yöntemi
LASEK ve PRK olarak adlandırılan yüzey laser yöntemlerinde de; aynı laser traşlaması, kapakçık hazırlanmadan, kornea yüzeyindeki, epitel denen, ön yenilenebilir hücre katmanının ardına uygulanır. Bu yöntemde iyileşme süreci 2-4 gün ve şikayetler daha yoğundur. Ancak korneanın doku bütünlüğüne daha az etki oluştuğu için özellikle ince kornealarda tercih edilen, çok güvenli bir uygulamadır.

Wavefront inceleme, gözün odaklanma sisteminin ayrıntılı olarak değerlendirilmesidir. Bu ölçüme göre, kişiye özel tedavi şeması planlanır ve excimer laser ile LASIK veya yüzey laser uygulamalarıyla düzeltme yapılır. Bu yöntemin en bariz avantajı daha nitelikli görüş ve özellikle de laser uygulanan bazı gözlerdeki gece görme ve ışık dağılması şikâyetlerinin olmamasıdır.

Tüm bu uygulamaların, ancak; gözlük gereksinimi dışında başka sorunu olmayan sağlıklı gözlerde ve yapılan topografik ölçümlere göre kornea yapısı lasere uygun bulunan kişilerde olabileceği unutulmamalıdır. Ayrıca göz numarasının ilerlemesinin durmuş olası en temel kurallardandır. Laser tedavisi eğer uygun kişilerde uygulanırsa güvenli, etkili ve başarılı bir yöntemdir. Bu kararın verilmesi de ayrıntılı bir muayene ve değerlendirme ile mümkündür.

Yorumlar
Sayfa 1 / 3123»