10 Mar 2010
On: Sağlık
Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Elif Hakko, norovirüs hakkında bilgi veriyor…

Norovirüs büyük salgınlara yol açan bir virüs. Akut ishale kendini gösterir ve antibiyotik tedavilerine etkisiz bir hastalıktır. En önemli belirtileri bulantı, kusma, ishal ve karın ağrısı. Bunlara çok yüksek olmayan ateş, üşüme, titreme, baş ağrısı, kas ağrıları ve yorgunluk da eklenir. Hastalık ani başlar ve hastayı yatağa düşürür. Ancak kısa sürer, birkaç gün içinde iyileşir.
Çocuklarda erişkinlere göre daha fazla kusma olur. Ancak bazen hastalar su içemediklerinden susuz kalır. Bu da hastane bakımı gerektirir. Bu genellikle küçük çocuklarda, yaşlılarda ve bağışıklığı bozulmuş kişilerde görülür. Taşıyıcı kalınmaz. Enfeksiyonu olan kişilerin dışkılarında ve kusmuklarında virüs bulunur. Yiyecek, içeceklerle (özellikle şebeke suları) hasta bir kişinin çatal, bıçağını ortak kullanmasıyla enfeksiyon kapılabilir. Belirtiler genellikle virüs alındıktan 24 ile 48 sonra ortaya çıkar. Bazen 12 saatte içerisinde de görülür.
Norovirüsün için herhangi bir ilacı yok. Antibiyotikler yararsız. Bu durumda bol sıvı alınması önerilir. Ağızdan sıvı kaybını karşılayacak miktarda sıvı alamayanlara damardan sıvı verilir. Bu hastalığı önlemek için ellerin sık sık yıkanması gerekir.
Mother&Baby
10 Mar 2010
On: Sağlık
ABD’de gıdalardan kaynaklanan hastalıkların Amerikan ekonomisine yıllık maliyetinin 152 milyar dolar olduğu bildirildi. Hükümet verilerine göre her yıl 76 milyon kişi, bazı gıdalardan bulaşan e-koli ve salmonella gibi bakterilerden

kaynaklanan hastalıklara yakalanıyor,- yüzbinlerce kişi hastanelerde yatıyor ve yaklaşık 5 bin kişi ölüyor. Pew Hayırseverlik Vakfı’nın girişimiyle “Güvenli Üretim Projesi” kapsamında hükümet verileri incelenerek hazırlanan raporla
ilgili açıklamada, raporun, gıda kaynaklı hastalıkların topluma ciddi yük getirdiğinin kanıtı olduğu belirtildi. Amerikan Senatosu, hükümetin gıda üreticileri üzerindeki denetiminin artırılması yönünde bir yasa çıkarmayı planlıyor.
YAKIMA / A.A
9 Mar 2010
On: Sağlık
Lateks Nedir?

Lateks, Hevea brasiliensis isimli kauçuk ağacının sütlü özsuyudur. Bugün için lastik içerikli bir çok üründe bulunmaktadır.
Lateks Alerjisi Nedir?
Alerjik yapılı kişilerde oluşan bir reaksiyondur. Kişilerin deri veya mukozaları özellikle göz, burun, akciğerler, ağız, anüs ve vajen bu madde ile karşılaştığında vücutta histamin gibi bazı kimyasallar açığa çıkar ve çeşitli reaksiyonlara neden olur. Eğer bir kişinin latekse karşı alerjisi varsa diğer lastik ürünlerine de alerjisi olur. Çünkü bu ürünlerin çoğu lateks içerir.
Lateks Alerjisinde Hangi Tür Reaksiyonlar Görülür?
Lateks alerjisi bulguları diğer alerji bulguları gibidir. Hafif vakalarda deriye temas halinde kırmızılık, şişlik ve kaşıntı olur. Daha ağır vakalarda deride çatlamalar oluşur. Ayrıca temas halinde temas yerinde ve/veya tüm vücutta kurdeşen oluşabilir.
Devamini Okuyunuz »
9 Mar 2010
On: Sağlık
Demir eksikliğine bağlı kansızlıkların belirli ilacıdır. Demirin kullanılışı hakkında, başlıca 3 yanlış anlaşılmış konu vardır ve bunları burada belirtmek uygundur.

1. Demirin tedavi amacıyla özel bir bileşim halinde verilmesi gerekliliği ya da demir yerini tutan başka bir maddenin varlığı doğru değildir. Bu konudaki yanlışlık, organik demirin, inorganik demirden daha kolay emildiği ve demir haplarında, bakır, B ve C grubu vitaminlerinin, mide özsuyunda bulunmasının yararlı olduğu düşünceleridir.
Devamini Okuyunuz »
9 Mar 2010
On: Sağlık
En çok kullanılan hormonlu korunma aracı haptır. Tablet ya da drajeler bir östrojen-gestajen karışımı içerir. Bunlara ovülasyon önleyici de denir, çünkü etken maddeleri yumurtlamayı baskılar.

Bu onların en önemli değilse bile en tipik niteliğidir. Daha sonra hormonlu korunma yöntemlerinin etkisini nasıl gösterdiğine daha yakından baktığımızda bunu açıkça göreceğiz.
Hap ve ortakları için değerlendirme avantajları
En güvenilir korunma yöntemidir
Uygulanması kolaydır
Seks yapmak istediğinizde korunma sorununuz baştan halledilmiştir
Adet sancılarını ve şiddetli kanamaları olumlu etkiler
Dezavantajları
Hap ve mini hap: Her gün hapı düşünmek zorunda kalırsınız
Hormonlar istenmeyen yan etkiler yapabilir
Bazı hastalıklarda ve risk faktörlerinde hormonla korunma yapılamaz
35 yaşın üstündesiniz ve sigara içiyorsunuz. Bu durumda hormonla korunmamanız gerekir
Zührevi hastalıklardan korumaz
Hap: Usta işi bir ürün
Aslında hap dendiğinde kastedilen, kombine östrojen-gestajen preparatlarıdır. Bunlar, en önemli iki dişi cinsiyet hormonu olan östrojen ve progesteronu taklit ederek üretilen yapay hormonları içerir. Ovülasyon önleyici preparatların çoğu, ağızdan alındığında da çok etkili olan yapay östrojen etinil estradiol içerir.
Birçok hap hala ilk haplarda da bulunan ve değerini kanıtlamış olan etinil estradiol içerir. Progesteronun yapay türevi gestaj enlerde ise o zamandan bu yana çok gelişme kaydedildi. Kullanılan gestajenlerin birçoğu kimyasal bakımdan üç gruba girer: Progesteron türevleri estranlar ve gonanlar.
Devamini Okuyunuz »
8 Mar 2010
On: Sağlık
Bir uyarıcı (ses kaynağı ) olmamasına rağmen kulak ve kafa içinde ses duyulmasına kulak çınlaması ya da tinnitus denir. İşitme sisteminde görülen en yaygın rahatsızlıklardan biridir.

Tinnitus, kişinin yaşam kalitesini etkileyen ve psikososyal sorunlara yol açabilen, işitme sisteminin sık görülen rahatsızlıklardan birisidir. Kulak çınlamasında dışarıdan gelen bir ses yoktur, ancak kişi bir ses varmış gibi kulak ve kafa içinde gürültüler hisseder. Genellikle sesler anlamsızdır. Ancak insan sesi ya da müzik sesi gibi anlamı olan sesler duyulan ve psikolojik bir sorun olan halüsinasyonla karıştırılmamalıdır.
Devamini Okuyunuz »
Etiketler: çınlama, kulak çınlaması, kulak çınlamasının nedeni, kulak çınlamasının yarattığı sorunlar
8 Mar 2010
On: Sağlık
Gebelik ve doğum sonu dönemde meydana gelen fiziksel ve duygusal değişiklikler nedeniyle çiftlerin cinsel yaşamları etkilenebilmektedir. Bu değişiklikler gebeliğin her üç aylık döneminde görülebilir. Çünkü gebelik çeşitli fiziksel ve duygusal değişikliklerin meydana geldiği bir dönemdir. Bu dönemde anne ve baba adayları cinsel açıdan stres altındadırlar.

İlk üç aylık dönemde; anne adayında gebeliğe bağlı fiziksel rahatsızlıklar nedeniyle cinsel istek ve cinsel ilişki sıklığında azalma görülür. Cinsel isteğin azalması gebelik rahatsızlıklarının şiddeti ile ilişkilidir. Salgılarda artma, fiziksel ve görünümle ilgili sorunlar fiziksel hareketliliği sınırlayabilir. Bazı anne adayları eşlerinin normal vücut ve nefes kokularına bile dayanamayabilirler. Bebeğe zarar verme ve düşük yapma korkusu cinsel isteği etkiler. Ancak doğum kontrolüne gerek olmadığından cinsel istek artabilir
, Devamini Okuyunuz »
Etiketler: Cinsel Sağlık, gebelikte cinsellik, gebelikte seks, hamilelik